Etiket: hyaluronik asit

  • Çene Ucu Dolgusu

    Çene Ucu Dolgusu

    AMELİYATSIZ ÇENE ESTETİĞİ

    Günümüzde estetik cerrahinin en sık uygulamalarından bir tanesi şüphesiz dolgu uygulamaları. Yüz dolgusu uygulamalarındaki başarılı sonuçlar her geçen gün uygulamalara yenilerinin eklenmesi ve ameliyatsız estetik alanındaki ilerlemeyi de beraberinde getiriyor. Çene ucu dolgusu ve çene köşesi dolgusu ile yüzün estetik anlamda
    çok daha etkileyici kılınması ve orantılı güzellik sağlanması mümkün. Yüz güzelliği dendiğinde yüzdeki tüm estetik ünitelerin birbiriyle uyumlu olması şart, dolayısıyla iyi bir analiz sonrasında, küçük ama etkili dokunuşlar sayesinde yüzünüzde çok daha etkileyici bir güzellik sağlanabilir. İşte bu noktada en büyük yardımcılarımızdan biri dolgular. Şimdi beraberce çene dolgusu nun detaylarını inceleyelim.

    ÇENE UCU DOLGUSU YADA ÇENE DOLGUSU NDA HANGİ MALZEME KULLANILIR ?

    Burun dolgusu, yanak dolgusu, elmacık dolgusu gibi tüm diğer yüz dolgusu işlemlerinde olduğu üzere, çene ucu için kullandığımız malzeme hyaluronik asit türevleridir. Hyaluronik asit tüm dünyada en sık kullanılan ve en güvenli olan estetik dolgu materyalidir. Vücutta herhangi bir allerjik reaksiyona sebep olma ihtimalinin neredeyse olmaması, komplikasyon ve yan etki risklerinin yok denecek kadar düşük olması bu ürünün başarıyla kullanılmasındaki ana faktörlerdir.

    ÇENE UCU DOLGUSU İÇİN HANGİ MARKA DOLGUYU TERCİH EDİYORSUNUZ

    Kliniğimde tüm dolgu işlemlerinde Allergan Juvederm markası kullanılmaktadır. FDA onaylı olan bu marka dünyadaki en kaliteli ve güvenilir dolgu markasıdır. Çene ucu dolgusu için yaklaşık 18-24 ay kalıcılığı olan Juvederm Voluma tercih etmekteyim.

    ÇENE UCU DOLGUSU ERİDİKTEN SONRA ÇENEDE HERHANGİBİR PROBLEM YARATIRMI?

    Hyaluronik asit türevleri vücut tarafından tamamen eritilme özelliğine sahiptir, dolayısıyla ürünün ömrü dolduğunda, vücut tarafından eritilerek tamamen vücuttan uzaklaştırılır.

    ÇENE UCU DOLGUSUNDAN SONRA KALICI ÇENE UCU ESTETİĞİ YAPILIRMI?

    Kliniğimde çene ucu estetiği için başvuran pek çok hastam, öncelikle bir çene ucu dolgusu uygulaması ile ameliyatın olası sonuçları hakkında bir fikir sahibi olmayı tercih etmektedirler. Dolgunun kalıcılık süresi tamamlandıktan sonra bu hastaların yaklaşık %50 si ameliyat yerine tekrarlayan dolgu uygulamaları ile devam ederken, kalan %50 lik kesim sonuçtan dolgu ile elde edilen sonucu kalıcı hale getirmek için ameliyatla çene ucu estetiği yaptırmaya karar vermektedirler.

    ÇENE UCU DOLGUSU AĞRILIMIDIR VE İŞLEM NE KADAR SÜRMEKTEDİR?

    Çene ucu dolgusu muayenehane koşullarında yapılan, son derece ağrısız ve konforlu bir işlemdir. Gerektiğinde özel ağrı kesici kremler ve soğutucu anestezi uygulamaları yapılır. İşlem yaklaşık 10dk. kadar sürer ve işlem sonrasında hiçbir kısıtlama olmaksızın normal hayatınıza devam edersiniz.

    YÜZ DOLGUSU İLE ÇENE BÖLGESİNDE YAPILABİLEN ESTETİK UYGULAMALAR NELERDİR?

    Çene ucu büyütme, çene ucu uzatma, çene ucu formu değiştirme, çene köşesi belirginleştirme, çene hatlarını belirginleştirme, çene asimetrilerinin hafifletilmesi yada düzeltilmesi gibi pekçok estetik işlem dolgu uygulamaları ile gerçekleştirilebilir. Böylelikle ameliyatsız bir şekilde, orantılı bir yüz görünümü sağlamak ve çok daha çekici görünmek mümkün olmaktadır.

  • Nazolabial Dolgu

    Nazolabial Dolgu

    Burun kanatlarının yanından ağız köşelerine uzanan oluğa nazolabial çizgi veya oluk denir.

    Bu oluk bebeklerde bile vardır ve yaş ilerledikçe çok daha belirgin hale gelmektedir. Dolgu uygulamalarının en fazla yapıldığı yerdir.

    Bu çizgilerin belirginliği insanı mutsuz, yorgun, yaşlı gösterebilir. Dolgu ile buradaki oluk doldurulur ve mimik kaslarında bir problem olmadan sosyal hayatınıza devam edebilirsiniz.

    Burun ve dudak çevresi yüzün en hassas bölgeleridir bu nedenle mutlaka kremle veya iğne ile uyuşturma yapmak gerekir. Nazolabial çizgilerin derinliğine göre en az 1 veya 2 ml dolgu ihtiyacınız olacaktır. İşlem uyuşturma sonrası 15-20 dakika sürmez. Birkaç günlük hafif şişlik ve kızarıklık olur ama sonucu hemen görebilirsiniz. 10.günden sonra kontrolünüzde gerekiyorsa takviye edilebilir. Hyaluronik asit içerikli dolgular bu bölgede bir yılı biraz geçen bir kalıcılık sağlarlar. Tamamen erimeden yenilenmesi dolgunuzun ömrünü uzatacaktır. Dolgu uygulamalarının kırışıkların derinleşmesini ve oluşumunu önlemede etkili olduğunu da söylemeden geçmemek gerekir.

    Nazolabial bölge kırışıklığının veya oluğunun azaltılmasında giderilmesinde dolgular birinci sırada tercih edilen malzemelerdir. Alternatifi de pek yoktur. Özellikle yüz bölgesinde hacim sağlamak gerekiyor ise dolgular güvenli ve kolay uygulama sundukları için bugün dünya da sıklıkla kullanılmaktadır. Özellikle hyaluronik asit içerikli dolgular allerji ve olumsuz reaksiyonlara çok az neden oldukları için tercih edilmektedirler.

  • Göz altı Işık Dolgusu

    Göz altı Işık Dolgusu

    GÖZ ALTI IŞIK DOLGUSU

    Sadece kadınların değil erkeklerin de göz altı morluğu veya bazen de torbası olarak adlandırılan çökmüş göz altları, estetik kaygı oluşmasına neden olmaktadır. Bu soruna özel şekilde geliştirilmiş olan göz altı ışık dolgusu tekniği ile çözüm bulunmaktadır. Bu teknik sayesinde göz altlarında şişlik, morluk sorunları olan kişilerin ve cildin uzun zaman tekrardan yapılandırılması tek seferde mümkün olmaktadır. Bunların yanında ilerleyen yaşa bağlı göz altı sorunlarına da çözüm olmaktadır.

    GÖZ ALTI TORBALARI VE MORLUK

    Özellikle kadınlar 30’lu yaşlara geldiğinde her iki kadından bir tanesi göz halkaları konusunda korku duymaktadır. Oluşan bu göz altı morlukları ile torbalanmaların nedeni ise çoğunlukla genetiğe dayanır. Sadece uyku pozisyonu, alkol ve bazı alerjik durumlar bunu tetiklemekte ve arttırmaktadırlar. Göz yapımıza baktığımızda gözler, her tarafa çok rahatça dönen bir yapıya sahiptir ve özel bir yağ ile çevrelenmişlerdir. Ayrıca adına orbital septum denen bir koruma bariyeri sayesinde de oldukları konum korunmaktadır. Bahsettiğimiz septum genetik yada ilerleyen yaş ile birlikte gevşeyerek yağ torbasınca ileri doğru itilmektedir. Yaş ilerlediği zaman yüzün kemik yapısında incelmeler olacağından kemik normal olarak geriye yönelik hareket etmektedir. İşte bu nedenle gözlerin altında boşluk meydana gelir. Aslında oluşan boşluk çok azda olsa gölgelerden kaynaklı derin görünebilir. Göz altı torbalarına ne iyi gelir diyenlere cevabım: bu tip sorunlar göz altı ışık dolgusu ile ciddi anlamda çözüme kavuşturulmaktadır.

    Burada bir noktayı çok iyi açıklamak gerek. Işık dolgusu, göz altında var olan bütün sorunları çözecek gibi bir anlam çıkmaması gerekir. Göz altındaki çökmelerin ve koyu morlukların, halkaların büyük kısmına etkili olduğunu düşünüyorum. Ancak göz altı torbaları için aynı şeyi söyleyemem. Çünkü belli bir yaşın üzerinde ve büyük torbaları olan kişilerde çözüm alt göz kapağı estetiğidir. Işık dolgu işe yaramaz. Yaşı nispeten genç ve torbaları küçük kişilerde dikkatli yapmak koşuluyla işe yarar. Bunu söyleyebilmenin en iyi yolu tabi doktorunuza muayene olmaktan geçiyor.

    GÖZALTI IŞIK DOLGUSUNUN İÇERİĞİ NEDİR?

    Az önce bahsettiğimiz göz altı morlukları tedavisi için özel olarak yapılan, aslında vücut tarafından da üretilen hyaluronik jel olarak adlandırılan bir dolgu yöntemi diyebiliriz. Göz altı sorunları adına geliştirilen bu jel yapıdaki göz altı ışık dolgusu malzemesinde iki adet içerik bulunmaktadır. Hyaluronik asit ve poly vitamin kompleksi. İlk olarak hyaluronik asit sayesinde morluklara ve torbalara müdahale ediliyor. Ardından poly vitamin kullanılarak hücreler uzun vadeli olarak yenilenmektedir.

    GÖZ ALTI IŞIK DOLGUSU NASIL YAPILIR ?

    Yapılan diğer dolgu tekniklerine göre farklılıklar göstermektedir. Bu teknik ile derinin altına değil de kemiğin üstüne uygulanır. Dolgu yapılırken ışık dolgusu yavaş, yavaş verilmesi gerekir. Kişi herhangi bir ağrı duymaz çünkü dolgunun öncesinde anestezik bir madde uygulama bölgesine sürülmektedir. Ayrıca jelin içeriğinde de anestezik madde olduğu için uygulama sonrasında da ağrı duyulmaz. Göz altı ışık dolgusu sadece kadınlara değil erkeklere de uygulanabilir. Hatta son yıllarda erkeklerde metroseksüellik kavramı iyice oturmaya başlayınca göz altı ışık dolgusu yaptıran erkek sayısı da arttı.

    NE KADAR SÜRE SONRA ETKİSİNİ YİTİRİR?

    Yapılan bu teknikte hyaluronik asit kullanıldığı için uzun zaman etkisini yitirmeyen sonuçlar alınmaktadır. Göz altı ışık dolgusu hyaluronik asit ile yapıldığından en az 1,5 yıl etkisi sürer. Kişisel faktörlere bağlı olarak 3 yıl sonra dahi etkisini koruduğu kişiler vardır. Her ışık dolgusu uygulama tekrarından sonra bu süre uzar.

  • Gençlik Aşısı

    Gençlik Aşısı

    GENÇLİK AŞISI (IAL SİSTEM)

    Geçen zamana rağmen, genç görünmek, yıllara meydan okumak herkesin ortak arzusudur. Genç yaşlardaki ciltlerde görülen parlak ve sağlıklı görüntünün nedeni doğal olarak ciltte bulunan Hyalüronik Asit’tir. Canlı organizmaların doğal yapı elemanlarından biri olan hyalüronik asit deride bol miktarda bulunur. Deri dokusunda bulunan kollajen ve elastin lifleri arasındaki boşlukları dolduran jelatinöz kıvamdaki bir destek maddesidir. Moleküler özellikleri sayesinde kılcal damar ile deri hücreleri arasındaki besin maddeleri alışverişini düzenler, yapısında bol miktarda su tutarak deriyi nemlendirir, cilde dışarıdan gelen kimyasal ve mekanik hasarlara karşı tamponlayıcı özellik gösterir. Yaşlanmaya bağlı olarak cilt hyalüronik asit içeriği dereceli olarak azalma gösterir. Yirmili yaşlardan sonra hyalüronik asit’in ciltteki düzeyinin azalmaya başlaması sonucu deri elastikiyeti azalır ve bu durum kırışıklıkların ortaya çıkmasının en önemli nedenlerinden biridir.

    Ciltteki Hyalüronik asit miktarını arttırmak, zamanla yüksek miktarda kalmasını sağlamak gençlik aşısının temel amacıdır. Cilt canlanır, yeniden yapılandırılır, doğal şekilde nemlenir, kollajen ve elastin aktivitesi artar, serbest radikallerin etkileri azaltılır. Hyalüronik asit, % 100 saf olarak üretilerek antiaging amaçlı cilt gençleştirmede de kullanılmaktadır. Cilde 3 defa farklı aralıklarla minik aşılar yapılır ve cildin kendi kendini onaran, nem ve esneklik sağlayan, sıkılaştıran hücrelere çalışma emri verilir. Bugüne kadar birçok alanda kullanılan hyalüronik asit; vücuttaki nem, esneklik ve hücre yenilenmesini sağlayan kollajenleri harekete geçirir. Alkol, sigara, akne, güneş ve solaryumdan dolayı zarar görmüş ciltlerde diğer tedavilerle birlikte tamamlayıcı uygulama olarak da kullanabilmektedir.

    Hyalüronik Asit uygulamaları, cildin yaşlanma sürecini gerileterek cildin daha genç bir yapıda olmasını ve bu cilt yapısının da geçen zamanla daha sağlıklı kalmasını sağlar. Gençlik Aşısında hiç bir yabancı molekül içermeyen SAF halde Hyalüronik Asit vardır. Bunlar cilt dokusunun gençlik veren komponentlerini uyararak onların yeniden üretimini sağlarlar.

    Uygulama Sonucunda;

    • Cildin kalitesinin artması
    • Yüzeysel kırışıklıkların azalması
    • Yeni kırışıklık oluşum hızının yavaşlatılması
    • Cilt lekelerinin azalması
    • Sigara ve olumsuz yaşam koşullarıyla oluşan solgun ve yıpranmış cildin yenilenmesi
    • Akne oluşumunun azaltılması ve akne izlerinin yok edilmesi sağlanır.
  • Dudak Dolgunlaştırma

    Dudak Dolgunlaştırma

    Dudaklar gençliğin masumiyetin ve dişiliğin ifadesi. Özellikle biz kadınlar için dolgun dudak çok önemli. Ruj sürmek istiyoruz. Rujun rengi kıyafetimize uysun istiyoruz. Bazen de ruj sürmeden de belirgin dolgun dudaklar istiyoruz. Yaşımız ilerledikçe incelen dudaklarımızı kalemle büyütmeye çalışıyoruz. Dudaklarımız kırışmasını istemiyoruz, en sevmediğimiz de bu kırışıklar içine kaçan rujlar. Bu durum makyajın keyfini kaçırıyor.

    DUDAK DOLGUSU NEDİR ?

    Doğuştan dudakları ince olan veya yaşın ilerlemesi sonucu incelen ve bu incelikten mutsuz olan kişilere, dudaklarını dolgunlaştırmak, kalınlaştırmak amacıyla uygulanan yönteme ve bu işlemde kullanılan malzemelere dudak dolgusu denir. En çok kullanılan malzeme hyaluronik asittir.

    DUDAK DOLGUSU NİÇİN KULLANILIR

    Biz estetik cerrahlar dudak estetiği için en çok geçici dudak dolgusu kullanıyoruz. Dolguların içeriği hyaluronik asit dediğimiz insan derisinin yapısında da bulunan bir madde. Yaş ilerledikçe vücut tarafından salgılanması azaldığı için cilt esnekliği kaybı oluyor. Bu, su tutan bir molekül. İnsan vücudu ile son derece uyumlu. Herhangi bir yan etki yapmadan zaman içinde eriyip gidiyor. Her hyaluronik asit içeren dolgu tamamen güvenilirdir diyemeyiz. Üreten firmanın kalitesi de önemli. Her sektörde de olduğu gibi kalite değişken bir kavram ama vücuda enjekte edilecek bir madde de kalite en önemli tercih sebebi olmalı bence. Yıllardır en kaliteli dolguları kullanıyorum. Bu konuda ödün vermek de istemiyorum. Genellikle 1 ml’lik enjektörlerde bulunan dolguların, bazı firmalarca 0,5 cc’lik enjektörlerde olanları da var. Benim ilk uygulamada tercihim 1 ml olanıdır. Takip eden uygulamalarda 0,5 cc’lik olan kullanılabilir.

    Dudak dolgusu herkeste aynı standart yerlere yapılmaz. Mesela bazı insanların üst dudak kıvrımları çok belirsizdir. Öncelikle onlar belirginleştirilir. Bazı kişilerde ağız kenarı aşağı doğrudur. O desteklenir. Bazısının dudağın kırmızı olan kısmı belirsizdir. Ağırlıklı o bölgeye yapılır. Bu arada yaş faktörü ve renkler, zevkler de mutlaka dikkate alınır. Estetik bir görünüm sağlamak gerekir.

    Dolguların kalınlıkları değişkendir.  Dudak çizgileri ve kenarın belirginleştirilmesi için en uygun dudak dolgusu orta kalınlıkta ve elastikiyeti olanlardır. Böylece dudak fonksiyonları korunmuş olur. Doğallıktan uzaklaşmamış oluruz. Özellikle 40 yaş üstü bayanlarda tercihim bu tarz dolgular oluyor. Çoğunlukla amacımız dudağı dolgunlaştırmaktan çok restore etmek. Daha kalın dolguları da dudağın etli kısmının dolgunlaştırılmasında tercih ediyorum.

    Dudak dolgusu herkeste aynı standart yerlere yapılmaz. Mesela bazı insanların üst dudak kıvrımları çok belirsizdir. Öncelikle onlar belirginleştirilir. Bazı kişilerde ağız kenarı aşağı doğrudur. O desteklenir. Bazısının dudağın kırmızı olan kısmı belirsizdir. Ağırlıklı o bölgeye yapılır. Bu arada yaş faktörü ve renkler, zevkler de mutlaka dikkate alınır. Estetik bir görünüm sağlamak gerekir.

    Dolguların kalınlıkları değişkendir.  Dudak çizgileri ve kenarın belirginleştirilmesi için en uygun dudak dolgusu orta kalınlıkta ve elastikiyeti olanlardır. Böylece dudak fonksiyonları korunmuş olur. Doğallıktan uzaklaşmamış oluruz. Özellikle 40 yaş üstü bayanlarda tercihim bu tarz dolgular oluyor. Çoğunlukla amacımız dudağı dolgunlaştırmaktan çok restore etmek. Daha kalın dolguları da dudağın etli kısmının dolgunlaştırılmasında tercih ediyorum.

    BURAYA KADAR ANLATTIKLARIMIN ÇOĞU BİLİNEN ŞEYLER. ŞİMDİ GELELİM SIK SORULARA VE PROBLEMLERE;
    1- GEÇİCİ DUDAK DOLGUSU VÜCUTTA NE KADAR KALIR? KALICISI YOK MU?

    Dolguların vücutta kalma süresi markaya, dolgunun kalınlığına, vücudunuzun onu eritme hızına göre değişkendir. Her uygulama sırasında bir miktar kalır. Böylece uygulama süresi uzar. Uygulama genellikle 8 ile 12 ayda bir tekrar edilmelidir. Birkaç yıl öncesine kadar kalıcı dolgular kullanılıyordu. Ben bunları hiç kullanmadım. Çünkü doku arasına kalıcı bir madde konmasını doğru bulmuyorum. Bir yan etki olduğunda veya yaptırmaktan pişman olduğunuzda çıkartma imkanı kalması lazım. Kalıcı erimeyen dolguları tercih etmeyin derim. Çünkü bunlar sıklıkla dudakta enfeksiyon, alerji ve şekil bozukluklarına yol açıyor. Apseye sebep olmuş dolgu uygulamalarına bile rastladım. Üstelik bir kere yaptırdıktan sonra geri dönüş de yok. Benim için sadece dudak dolgusu için değil yaptığım bütün uygulama ve ameliyatlarda en önemli şey hastanın güvenliğidir. Zaten tıbbın atası sayılan Hipokrat’ın biz doktorlara en büyük öğüdü “önce zarar verme”  sözüdür. Ben de bu ilke ışığında hastalarıma uygulama yaparken, öncelikle sağlıkları daha kötüye gider mi sorusunu kendime sorarım. Daha sonra bu işlem hastamı önceki halinden daha iyi yapar mı diye düşürüm. Hastamın vakit ve nakit kaybetmesini asla istemem.

    2- BANA NE KADAR DUDAK DOLGUNLAŞTIRICI GEREKİR?

    Dudak uygulamalarında genellikle 0,5 ile 2 ml arası yapılır. Dudağın uzunluğu, inceliği ve her ikisine de yapılıp yapılmamasına göre gerekli miktar değişir. Eğer iki tüp uygulamak gerekiyorsa 1 hafta ara ile iki seanslı dudak dolgusu uygulanması daha uygun ve kontrollü olur.

    3- DUDAĞIMDAKİ ASİMETRİ DÜZELİR Mİ?

    Birçok kişinin dudakları tamamen simetrik değildir. Bilhassa da sigara içenlerin. Çoğu kişi de bunun farkında değildir. Uygulama öncesi gözlem önemlidir. Bu durum dikkate alınarak uygulama yapılmalı. Genellikle ince olan tarafı tamamen doldurmak bazen çok zordur. Bu uygulamaların 2 seans şeklinde yapılması en doğrusudur.

    4- YAĞ ENJEKSİYONU DUDAKTA DUDAK DOLGUSUNDAN DAHA MI KALICI?

    Bunun için kesin böyledir diyemeyiz. Çünkü yağ dokusunun da büyük bir kısmı erir. Hele birde yapılan yer dudak gibi hareketli bir bölge ise. Yağ enjeksiyonunu isteyen hastalara dudağın etli kısmında tercih ediyorum. Keza bu bölgede dolgunluk sağlamak için iyi bir materyal. Fakat dudak çizgisinde yapılan uygulamalar sıkıntılı olabilir. Bu nedenle pek tercih etmiyorum. Dudak yağ dokusu olmadığını düşünürsek bu konuda haksız olmadığımı söyleyebiliriz. Hücreler arasındaki dokuda normalde bulunan molekülün yani hyalüronik asit içeren dudak dolgusu enjeksiyonu uygun miktarlarda ve uygun teknikte yapıldığında daha doğal görünüm sağlar.

    5- DUDAK DOLGUSU YAPTIRDIĞIM BELLİ OLUR MU?

    Bazı hastalarım dudak dolgusu yaptırdığı fark edilsin isterken bazıları da istemezler. Hatta çoğunluğu istemiyor. Diyeceksiniz ki madem belli olsun istenmiyorsa böyle bir işlem neden yaptırılıyor. Cevap basit. Herkes güzel görünmek ister ama bunun doğal bir güzellik olduğunun düşünülmesini arzu eder. Eskiden standart bir model yapılırdı. Birbirine benzeyen kadınlar ortalığı doldurmuştu. Günümüzde moda doğal görünümlü olmak. Ben eskiden beri doğal görünüm taraftarıyımdır. Kişiye özgü planlamalar yaparım. Herkesin dudak yapısı, sosyal konumu, makyaj yapma tarzı, burun-dudak ilişkisi, beklentisi, çene biçimi farklıdır. Bu yüzden kişinin yüz yapısına uygun bir dudak dolgusu, yüzün diğer parçalarıyla orantılı olacak şekilde yapılırsa en güzel sonuç alınır. Tabi sadece dolgu ile yetinmemek gerekir. Kişinin ihtiyacına göre botoks uygulaması, mezoterapi,cilt bakımı vs. uygulamalarla desteklenmelidir. Dudak dolgusu yaptırdığı belli olsun isteyen hastalarım da oluyor tabi ki. Doğal görünümden yana olmama rağmen bu işlemin kişiye mutluluk vermesi gereken bir işlem olduğunun bilincindeyim. Eğer kişi yaptırdığı işlemin çevresi tarafından fark edilerek takdir görme arzusundaysa, bana düşen hastamın isteğine saygı duymaktır. Yine “ önce zarar verme “ ilkesine bağlı kalarak hastamın işlemini yaparım.

    6- DUDAK DOLGUSU DUDAĞIMDA HİS KAYBINA YOL AÇAR MI?

    Eskiden yapılan kalıcı dolgular doku arasında bir yer kaplayarak çevre dokulara baskı yapardı. Sanırım bazı duyu sinirlerine de baskı yaparak dudakta his bozukluklarına neden olabiliyorlardı. Günümüzde kullanılan hyaluronik asit içerikli dolgular doku içinde yer kaplamak yerine diffüz bir şekilde dağıldıkları için sinirlere bir etkileri yoktur. Dolayısı ile dudağın hislerinde bir bozulma olmaz. Ayrıca bazı hastaların korktuğu gibi mimik bozukluğuna da yol açmaz.

    7- DUDAK DOLGUSUNUN YAN ETKİLERİ VAR MI?

    Hyaluronik asidin bir yan etkisi yoktur. Zaten vücutta var olan ve FDA tarafından da onaylanmış bir ürün ve işlemdir : Bazen iğnenin girdiği yerde hafif kızarıklık ve daha da nadir olmak üzere morluk meydana gelebilir. Bu lezyonlar 2-3 günde iz bırakmadan iyileşir.

    8- DUDAK DOLGUSUNA KAÇ YAŞINDA BAŞLAMAK GEREKİR?

    Dudak dolgusu yaptırmaya ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi. Çünkü gecikilirse ciltte kalıcı kırışmalar meydana gelir. Bunları tedavi etmek korumaktan daha zordur. Tabi ki 16 yaşında başlansın demek istemiyorum ama doktorunuzla görüşerek sizin için uygun zamanı belirlemek gerekir.

    9- DUDAK BÜYÜTME YAPTIRMAYA KARAR VERDİM. NELERE DİKKAT ETMELİYİM?

    Öncelikle işlem yaptıracağınız kişinin uzman olduğundan emin olmalısınız. Dolgu işlemi yaptırmadan önce size uygulanacak dolgu materyalinin kutusunu görmeyi isteyin. Yukarıda linkini verdiğim FDA onay listesinde var olan ürünlerin uygulanmasını sağlayın. Dudak dolgusu fiyatları için bizi arayabilirsiniz.