Etiket: meme küçültme

  • Göğüs Küçültme

    Göğüs Küçültme

    MEME KÜÇÜLTME YÖNTEMLERİ:

    Büyük memeler kadınlarda çok önemli sağlık problemlerine neden olmaktadır. Bunlar arasında en önemlileri;

    • Boyun, sırt ve omuz ağrıları,
    • Memelerin karın üzerindeki temasından dolayı pişik ve kokudan dolayı oluşan rahatsızlık,
    • Fizik aktiviteleri kısıtlaması ve istenilen kıyafetlerin giyilememesi,
    • Sütyen askısının omuzda yarattığı çukurumsu şekil bozukluğu

    Meme dokusunun büyümesinin daha çok ailesel olduğu bilinmektedir. Kilo alma, yapılan doğumlar ve emzirme işlemi memelerdeki büyüklüğün ve sarkmanın daha da artmasına yol açmaktadır.

    Göğüslerinizin her ikisi aynı büyüklükte olmayabilir. Meme küçültme (göğüs küçültme) ameliyatında simetrinin sağlanabilmesi için her iki memeye farklı ameliyat tekniklerin uygulanması gerekebilir.

    Meme küçültme ameliyatında amaç; hastanın şikayetlerini gideren, eşit büyüklükte ve formda, simetrik göğüsler elde etmektir. Az iz kalması ve hastanın müdahale sonrasında emzirebilmesinin sağlanması arzu edilir ancak bu durumu tüm teknikler ile elde etmek mümkün değildir. Bunun için doktorunuzla detaylı konuşmanız gerekmektedir.

    GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATI SONRASI EMZİREBİLİR MİYİM?

    Memenin büyüklüğü, meme başının memeye göre konumu (memedeki sarkma oranı), hastanın yaşı ve daha sonra çocuk sahibi olma planı meme küçültme tekniğinin seçiminde etkili faktörlerdir. Meme bezini ve onun meme başı ile bağlantısını koruyan teknikler ile emzirme fonksiyonun korunması bir yere mümkündür. Fakat aşırı büyük olan memelerde yeterli küçültme sağlayabilmek için emzirme fonksiyonu hastanın bilgisi dahilinde feda edilebilir. Aslında bu sorunun net cevabı yok. Risk olduğunun bilinmesinde yarar var.

    MEME KÜÇÜLTME AMELİYATINDAN SONRA İZ KALIR MI?

    Meme küçültme ameliyatında da diğer tüm ameliyatlarda olduğu gibi iz kalır. İzlerin şekli ve yerleşimi meme küçültmede kullanılan teknik ile değişmektedir.  Göğüs küçültme ameliyatı sonrası meme başı etrafında ve meme başının aşağısında ters T, L ya da I şeklinde izler kalabilir. Meme başı halkası çevresinde kalan iz renk değişimi bölgesine rastladığından belli olmaz. Meme başı halkasından aşağı doğru inen ince bir iz kalır. Meme altındaki iz ise önden bakılınca görünmez. Memenin şekli memenin estetik görünümünde en önem arz eden unsurdur. Memenin yuvarlak ve meme başlarının kalkık görünmesi meme estetiğinde ulaşılmak istenen sonuçtur. Memenin şekli güzel olduğunda izlerde daha az görünür. Kaldı ki yeni meme küçültme ameliyat teknikleri ve kullanılan malzemelerin kalitesindeki artış izlerin daha az belirgin olmasına neden olmaktadır.

    MEME KÜÇÜLTME AMELİYATI KANSERE SEBEP OLUR MU?

    Meme küçültme ameliyatı kanser gelişimine yol açmaz. Fakat ailesinde meme kanseri hikayesi olanlar ve 40 yaş üzeri hastalarda ameliyat öncesi yapılan bazı tetkikler (mamografi, ultrason ) ile tanısı konmamış bir kanser ihtimali ortadan kaldırılmalıdır. Ayrıca ameliyat ile uzaklaştırılan meme dokusu patolojik incelemeye gönderilerek ameliyat öncesi gözden kaçan bir durum olup olmadığı da kontrol altına alınmalıdır. Göğüs küçültme ameliyatı ile meme dokusunun büyük kısmı çıkarıldığı için daha sonra kanser oluşma ihtimali de azalmaktadır. Amerika kaynaklı büyük sayıda hasta grupları üzerinde yapılan bazı araştırmalar bu savı desteklemektedir.

    AMELİYAT SONRASI NE KADAR ZAMANDA İYİLEŞİLİR?

    Meme küçültme ameliyatları sonrası hastanede kalış süresi genellikle 1 gündür. Ameliyat bölgesinde biriken sıvıları uzaklaştıran drenler son zamanlarda pek kullanılmaz. Ancak çok büyük memelerde kullanılır. Bunlar çekilip, pansuman tamamlandıktan sonra sporcu sütyeni giydirilen hasta taburcu olur. Kontroller 1. ve 2. haftada yapılır. İkinci hafta dikişler alındıktan sonra iz tedavisine devam edilir. Göğüs büyütme estetik ameliyat sonrası 4. gün duş alınabilir. Genellikle ameliyattan sonra 1 hafta istirahat yeterlidir. Sporcu sütyeni kullanıldığı için hasta kendini güvende hisseder ve iş başı yapabilir.

    AMELİYATTAN SONRA ÇOK AĞRI OLUR MU?

    Meme küçültme ameliyatı sonrası ağrı diğer ameliyatlardan farklı değildir. Ağrı ağrı kesiciler ve buz uygulaması ile kolaylıkla kontrol edilebilir. Ameliyat sonrası 6 – 12 ay süresince göğüslerde ara sıra yanma, batma hafif sızlamalar olabilir. Ancak çok şiddetli bir ağrı duyulmaz.

    GÖĞÜSLERDE NE KADAR KÜÇÜLME ELDE EDİLEBİLİR?

    Hastanın omuz genişliği, göğüs çevresi ölçüsü ve vücudunun genel ölçüleri estetik olarak hastanın vücudu ile orantılı meme elde etmede başvurulan kriterlerdir. Emzirme fonksiyonunun korunması elzem olan hastalarda (evlenmemiş, doğum yapmamış genç hastalar) meme belli ölçüde küçültülebilir. Doktorunuz muayene sırasında yapacağı ölçümleri değerlendirerek size memenizi ne kadar küçültebileceği hakkında bilgi verecektir.

    AMELİYATTAN SONRA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

    Göğüs estetiği ameliyatı sonrası evinize gittiğinizde en az 3 gün istirahat ediniz. Meme küçültme ameliyatı sonrası antibiyotik ve ağrı kesici kullanmanız gerekecektir. İlaçlarınızı düzenli kullanınız. Ameliyat sonrası pansumanlarınızı aksatmayınız. İyileşme devam ettiği için ameliyat sonrası en az 4 hafta kolunuzu zorlamayınız, ağırlık taşımayınız, itme çekme hareketlerinden sakınınız. 1 ay boyunca doktorunuzun size önerdiği sporcu sütyenini devamlı kullanmanız gereklidir. Bu sütyen hem ağrıyı azaltacak hem de memenin şekillenmesine yardımcı olacaktır.
    Ameliyat sonrasında göğüs dokusu ödemli ve şiş olacaktır. Ödemler 3-4 hafta içinde hızla azalır. Son şeklini alması ise 6-12 ay sürebilir. Bu süre içinde zaman zaman yanma batma gibi hafif ağrı hissi olabilir normaldir.
    Ameliyat sonrası eğer gerekiyorsa dikişler 12-15 günde alınır. Göğüs estetiği ameliyatı sonrası 2 ay ağır sporlar yapılmamalıdır. Bir ay sonra hafif yürüyüş şeklinde spor yapılabilir.
    Ağır yük kaldırmak, özellikle kolları ve göğüs kaslarını zorlayacak egzersizler, kontrolsüz hareketler sakıncalıdır. Göğüs kasının zorlanması durumunda göğüs içinde kanama olabilir, dikişlerde açılma olabilir.
    Diğer önemli konu sigara konusudur. Ameliyat sonrası en az 1 ay sigara içmeyiniz. Sigara hem yara iyileşmesini bozar hem de küçük damarları daraltarak ameliyat bölgesindeki doku ve derinin kanlanmasını azaltarak doku beslenmesini bozar, hücre tahribatı, hücre ölümü, yara açılması, dikiş açılması, iltihap gibi durumlara neden olabilir.

    MEME KÜÇÜLTME AMELİYATININ RİSKLERİ NELERDİR?

    Meme küçültme ameliyatı sırasında ya da sonrasında kanama, kan kaybı, hematom (doku içinde kan birikmesi) olabilir. Çıkarılan meme dokusu ile birlikte belli miktarda kan kaybı olmaktadır. Bu nedenle ameliyat öncesinde kan değerlerinin normal sınırlarda olması önemlidir.
    Yara iyileşmesinin gecikmesi ya da belirgin yara izi kalması (hipertrofik skar – keloid) gibi durumlar özellikle şeker hastalarında, çok sigara içenlerde ya da ailevi olarak kötü iz gelişimine yatkın olan kişilerde meydana gelebilir. Bu hastalar bazı özel yöntemlerle tedavi edilebilir.
    Meme küçültme ameliyatı süt kanallarını kesmeden yapılamaz. Mutlaka tümü olmasa da süt kanallarının bir kısmı çıkarılan meme dokusu ile birlikte kesilmektedir. Bu nedenle ameliyattan sonra emzirme problemi olabilir. Ancak bazı özel teknikler kullanılarak bu olasılık çok düşük oranlarda tutulabilir.
    Enfeksiyon, iltihaplanma, yara açılması, dikiş atması olabilir. Bu durumlar zamanında müdahale edilerek düzeltilebilir. Açılan dikiş tekrar dikilebilir.
    Göğüs küçültme ameliyatı sonrasında yağ nekrozu yani yağ dokusunun parçalanması ve erimesi olabilir. Buna bağlı yara kenarından ya da dikiş arasında akıntı oluşabilir. Meme küçültme ameliyatı ameliyat sonrası devrede memelerde ağrı sızı, yanma, batma hissi olabilir.
    Çok büyük ve sarkık memelerde meme başının korunarak uygulandığı yöntemler kullanıldığında meme başının kaybedilme riski vardır. Böyle bir riskin olduğu hastalara meme başının yama şeklinde uygulandığı tekniklerin tercih edilmesi daha uygun olur. Meme başı kaybı olan hastalara cerrahi yöntemlerin dövme uygulaması ile kombine edildiği yöntemler kullanılarak tekrar meme başı yapılması mümkündür.

    GÖĞÜS KÜÇÜLTME HAKKINDA HERŞEY

    Allah’ın lütfundan çok bir cezası haline gelen büyük memeler kadınlarımızı erken yaşlandırıyor. Düşünün basket toplarını gün boyu göğsünüzde taşıdığınızı. Her türlü fiziksel aktivite yorucu hale gelir. Koşmak işkence, spor işkence, yazın bikini giymek işkence. Hele sütyensiz yatmak bile imkansız olur. Gece uykuda dönerken ikide bir memeleri yüzünden uyanan hastam var. Aşırı terleme, meme altında pişik cabası. Çeken bilir derler ama ben de meme küçültme ameliyatı yaptığım hastalarımdan dolayı çok iyi biliyorum. Birçok uzman arkadaşım bana tedavi veya ameliyat ettikleri boyun fıtığı hastası gönderiyorlar. Sebebi büyük memelerin boyun fıtığına sebep olabilmesi. Çünkü boynu öne doğru sürekli zorluyorlar. Uzun dönemde bu durum boyun fıtığına neden oluyor.

    Memeler kadınlar için kadınlık göstergelerinden biri, bence en dişisi. Kadının zerafetini tamamlıyor. Büyük memeler buna sahip olmayanlar için bir iç geçirme vesilesi olabiliyor. Aşırı büyük olduğu zaman ise bu durumdan çok uzakta. Bahsettiğimiz zerafet ortadan kalkarak hantal bir görüntü oluşuyor. Kadınlar dikkat çekmeyi sever. Meme büyütme ameliyatı olma nedenlerinin başında da bu dikkat çekme isteği yatar. Çok büyük memeli kadınlar gerçekten çok dikkat çeker. Ama bu aşırı boyutta olduğu için insanın gururunu okşayan değil rahatsız eden bir durumdur. Sokağa çıkmaktan çekinir hale gelen kadınlar var. Daracık sütyenlere memelerini tıkıştırıp, kendilerine oldukça bol gelen giysiler giyerek büyük memelerini saklamaya çalışıyorlar. Adeta memelerinden utanıyor gibidirler. Herşeyin olduğu gibi bunun da fazlası zarar. Görsel güzellik zaten yok bir de cefaları var;

    • Meme altı yaralar,pişikler
    • Sarkık meme uçları
    • Sırt ağrısı, boyun ağrısı
    • Sütyen bulma zorluğu
    • Omuzlarda erken yaşta çökme
    • Spor faaliyetlerine katılamama
    • Kıyafet bulma zorluğu, hatta gömlek giyme hayali
    • Büyük memeler yüzünden şişman görünme hali
    • Psikolojik çökkünlüğü saymak bile istemiyorum.

    Her yaşta meme büyüklüğü şikayeti ile meme küçültmek için başvuran hastam var. Aslında meme büyüklüğü ergenlik çağından itibaren bu kadınların başına bela. Hele o yaşlarda birde yaşıtlarının şakalarına maruz kalmanın yarattığı travma ile kambur bir duruş geliştiren ve bunu ömür boyu bu şekilde yaşayan hastalarım var ki çok dramatik.

    Evlilik ve gebelik öncesi başvurularda en sık şikayet görsellik ve spor faaliyetlerinde kısıtlanma. Memesi çok büyük kadınlar göğsünü gere gere spor yapamıyor,istediği kıyafeti giyemiyor. Hatta kilo alırım da memelerim daha da büyür korkusuyla yeme içmeden kesiliyorlar. Oysa kilo fazlalığı ile ilişkili meme büyüklüğü sanıldığı kadar çok değildir. Fazla kilo verilirse meme küçülmeyeceği gibi sarkacaktır da. Bu hastalarımda memeler çok büyük ise meme küçültme yaptırmak için gebelik ve emzirme sonrasını beklemelerini söylemek bana zor geliyor. Bu yükle onları gençlik yıllarında hareketsiz bırakmak ve vücutlarının 10 yıl daha yaşlı form almasına seyirci olmak bence acımasızca. Fakat memeler büyük ama çok rahatsız edici derecede değilse o zaman tabiki gebelik ve emzirme döneminin bitirilmesi beklemek daha sağlıklı olacaktır. İşte bu dönemde hastalarım ile birlikte karar alarak bu yola çıkıyoruz. Emzirememe endişesi ile bazı hastalar bu işlemi haklı olarak doğumlar sonrasına erteliyorlar. Tabiki meme küçültüldüğünde kullanılan tekniğe bağlı olarak süt verme fonksiyonu da azalır ya da süt vermek mümkün olmayabilir. Fakat kesin süt veremezsiniz diye de bir durum yoktur. Burada bir durumu açıklığa kavuşturmakta yarar var: meme başınız dümdüz ise veya ileri derecede içeri çökük ise o zaman zaten ameliyat olmasanız da süt veremezsiniz. Zaten büyük memede çok süt olacak diye bir garanti de yok. Bazen çok büyük memeler süt verme fonksiyonundan yoksun olabiliyor. Bu durumda kendi vücut sağlığınızı ön planda düşünerek meme küçültme ameliyatına karar verebilirsiniz. Allaha şükür içinde bulunduğumuz çağda yaşıyoruz. Çok merak ediyorum, eski çağlarda büyük memeli kadınlar meme küçültme veya büyük memeleri saklama amacıyla ne formüller üretiyorlardı. Sanırım bir takım kumaş veya deri parçalarıyla sıkıca sarıyorlardı.

    Doğum yapma planları biten hastalar ise yıllardır bu yükü çektiklerinden tabiri caizse acil hasta misali bana başvuruyorlar. Tabi bazen maddi sebeplerle meme küçültme ameliyatını erteleyen de çok insan var. Bazıları da ameliyat korkusu ile yaşıyor ve operasyonu erteliyorlar. Maddi duruma bir şey diyemiyorum. Çünkü ülkemizin ekonomik düzeyi belli. Kişilerin de gelirleri ona göre. Ama artık günümüz tıp teknolojisinde ameliyatlar çok kolaylaştı. Öyle eskisi gibi basit bir ameliyatta bile günlerce hastanede yatmak yok. En ağır ameliyatlarda bile ertesi gün hastayı taburcu ediyoruz. Meme küçültme ameliyatı sonrası da ertesi gün hastamı evine gönderiyorum. Zaten ameliyat 2 saatte bitiyor. Fazla kilolu olmayan, yaşı genç olan hastaların çoğu ameliyatın akşamına taburcu olabiliyor. Ameliyat tekniklerinin pratikleşmesi ve kullanılan materyal ve ilaçların daha etkili hale gelmesi bu durumda ana etken. Dren dediğimiz ameliyat bölgesindeki sıvı ve kanı uzaklaştıran boruları bile kullanmayarak kişinin bir an önce serbest hale gelmesini sağlıyoruz. Memelerinin büyüklüğü ve sarkma oranına göre ameliyat tekniği tercih ediyorum. Ana amacım meme dokusunun vücuda orantılı olarak mümkün olduğu kadar küçültmek, memede yeterli dikleşmeyi sağlamak ve bunları yaparken kalan izlerin mümkün olduğunca ince olmasını sağlamaktır. Ameliyat genel anestezi altında yapılıyor. Hasta ağrı, sızı hissetmiyor. Bir ay süreyle özel sporcu sütyeni giydiriyorum. 1 hafta sonra işine geri dönebiliyor. 1 ay kadar ağır işlerden ve ağır sporlardan uzak kalmasını tavsiye ediyorum. 6 aydan sonra küçültülmüş memeler kıvamını alır. C cup veya B cup hale getiriyorum. Kadın bedeni çoğunlukla bu ebatlardadır. Ameliyat öncesinde genellikle bu ölçü D cup, hatta DDD cup şeklindedir.

    Bazı hastalarım meme küçültme ameliyatından sonra his kaybı yaşamaktan korkuyorlar. Gerçekten tam olarak haksız sayılmazlar. Çünkü meme başı dahil olmak üzere memenin bir çok yerinde kesi yapıyoruz. Meme dokusunun epey bir kısmını da çıkartıyoruz. Bu esnada ister istemez küçük sinirlerde kesi meydana geliyor. Sinirlerde kesi olunca ameliyat sonrası hislerde değişme meydana gelir. Ancak iyi haber şu ki bu his değişikliği çoğunlukla kalıcı değildir. Tam aynısı da olmasa yeterli miktarda duyu geri döner. Meme küçültme ameliyatından sonra altıncı ayda hisler yerli yerine oturmuş olur.

    Son olarak bu ameliyattan istediğiniz sonucu elde etmek istiyorsanız size bazı tavsiyelerim olacak;

    • Bu ameliyata mümkün olduğunca erken karar verin.
    • Kendinizi güvende hissettiğiniz doktor ile yola çıkın.
    • Ameliyat sonrası dönemde size söylenenleri harfiyen uygulayın.
    • Sigara içiyorsanız bunu mümkün olduğunca azaltın.
    • Beslenmenize ve vücut temizliğinize ameliyat sonrasında yeterli özeni gösterin.
  • GÖĞÜS DİKLEŞTİRME

    GÖĞÜS DİKLEŞTİRME

    Göğüs sarkması, yumuşaklık ve deformasyon bayanların en çok hassas oldukları konuların başında yer alır. Yapısında kas içermeyen tamamen yağ ve süt bezlerinden oluşan göğüs dokusu zamanla yer çekimi, yaşlanma, sık kilo alıp verme, doğum, emzirme, yanlış sütyen kullanımı gibi nedenlerle eski diri ve dik görünümlerini yitirir, içi boşalarak ya da derisi aşırı derecede bollaşarak, sarkar ve estetik açıdan bayanların huzursuz olmasına neden olarak çeşitli çözüm arayışlarına iter.

    MEMELER NEDEN SARKAR?

    Memeler yerçekiminin etkisiyle ve yaşa bağlı olarak derinin elastikiyetini kaybetmesiyle zaman içinde giderek sarkar. Sık kilo alıp verme, doğum ve emzirme işlemleri ve memelerin aşırı büyük olması sarkmanın daha erken yaşlarda oluşmasına sebebiyet verir.

    SARKAN MEMELER AMELİYAT DIŞI YÖNTEMLER İLE DÜZELTİLEBİLİR Mİ?

    Sarkmamış memede meme başı meme altı katlantı çizgisinin üzerindedir. Hafif meme sarkmasında meme başı meme altı katlantı seviyesindedir. Daha ileri sarkmalarda meme başı bu çizginin altındadır. Hiçbir masaj, krem ya da alet meme başının yukarıya çıkmasını sağlayamaz.

    MEME KALDIRMA AMELİYATINA NASIL KARAR VERİLİR ?

    Meme dikleştirme ameliyatında hasta ayakta muayene edilir. Meme başı yeri ve meme bezi miktarı ölçülür. Hastanın beklentileri değerlendirilir. Eğer hafif bir sarkma varsa meme bezi miktarı kabul edilebilir düzeyde ise meme bezi altına konulan silikon meme protezi ile meme daha dolgun ve dik konuma kavuşur. Eğer sarkma çok fazla ve meme bezi miktarı yeterli ise meme küçültme tekniklerine benzer şekilde toparlanır. Eğer sarkma fazla ve meme bezi miktarı yetersiz ise memeye hem silikon protez konulur, hem de meme toparlaması yapılır. Bence bu ameliyat teknik açıdan en zor meme ameliyatıdır. Meme altına konan protezin boyutuna ve meme derisinde yapılacak toparlama oranına kesin olarak ameliyat esnasında karar verilir.

    MEME DİKLEŞTİRME AMELİYATI NASIL YAPILIR ?

    Meme kaldırma ameliyatı teknik ne olursa olsun mutlaka genel anestezi altında yapılır. Kullanılacak tekniğe bağlı olarak meme dikleştirme ameliyat süresi 2-4 saat arasında değişir. Hafif sarkması olan hastalara meme altına silikon protez konur. Ameliyat tekniği ve özelliklerine ait ekstra bilgiler için meme büyütme cerrahisi bölümüne bakabilirsiniz. Bariz meme sarkması olan ve meme bezi oldukça yeterli olan hastalara meme küçültme ameliyatına benzer işlemler yapılır. Fark olarak meme bezi küçültülmesi yapılmaz. Meme dikleştirme ameliyatı hakkında ekstra bilgiler için meme küçültme bölümünü inceleyebilirsiniz. Meme bezi miktarı çok yeteriz ise meme altına silikon protez konulduktan sonra meme küçültme tekniğine benzer şekilde derideki bolluk toplanır. Meme bezi çıkartılması yapılmaz.

    AMELİYAT SONRASI BİZİ NELER BEKLER ?

    Ameliyat hemen sonra buz kompres tedavisine başlanır Sporcu sütyeni giyilir. Dikişlerin üzerindeki ince bantlar dışında başka pansuman kullanılmaz. Ameliyattan 24-48 saat sonra ameliyatta konulan drenler çekilir. Bunlar çıkarıldıktan 1 veya 2 gün sonra duş alınabilir. Dikişler 15 gün sonra alınır. Sporcu sütyeninin 4 hafta devamlı giyilmesi gerekmektedir. Bu sütyen hastanın ağrı algısını azaltır, kendini daha güvende hissetmesini sağlar. İlkin ödemli olan memeler gitgide şekillenir. Memenin son şeklini alması yaklaşık 8-10 hafta sürer.

    MEME KALDIRMA AMELİYATINDAN SONRA EMZİRİLEBİLİR Mİ?

    Süt verme fonksiyonunun korunması seçilen tekniğe ve memenin sarkıklığına göre değişir. Ancak genellikle emzirme fonksiyonu korunması beklenir.

    GÖĞÜS DİKLEŞTİRME AMELİYATINDAN SONRA TEKRAR SARKMA OLABİLİR Mİ?

    Göğüs dikleştirme ameliyatı sonrasında ortaya çıkabilecek olan bir hamilelik veya majör kilo değişimleri memelerde tekrar bir sarkmaya neden olabilir. Bu yüzden kaldırma ameliyatının artık çocuk planlamayan ve bazal vücut ağırlığı dalgalanmayan hastalarda yapılması daha doğru olur.

    MEME KALDIRMA AMELİYATI MEMEDEKİ TÜM ÇATLAKLARI GEÇİRİR Mİ?

    Ameliyatda meme başının üzerinde veya yanlarında kalan çatlaklar ortadan kaldırılamaz, çünkü sadece meme başının altındaki bölümden deri çıkarılabilmektedir.

    GÖĞÜS DİKLEŞTİRME AMELİYATI SONRASI MEMEDE KALACAK İZLER RAHATSIZ EDİCİ MİDİR ?

    Göğüs dikleştirme ameliyatı sonrası, sadece meme protezi konulan hastalarda meme altında 3,5 cmlik ufak bir iz kalmaktadır. Bu iz meme altında gizlenebildiği için genellikle rahatsız etmez. Memede deri toparlaması yapılacak hastalarda seçilen tekniğe bağlı olarak meme başı altında I, L ya da T şeklinde iz kalır. Meme başı etrafı iz meme başından normal deriye geçişte ton farkı olduğundan çok bariz olmaz. Meme başından aşağı inen dik çizgi en iyi iyileşen izdir. Genellikle meme dikleştirme ameliyatından bir yıl sonra izi seçmek zordur. Memenin altında kalan çizgi ise önden ve yandan bakıldığında gözükmez. Ana sayfada bu konuyla ilgi makalemden daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

    MEME DİKLEŞTİRME AMELİYATINDA ÇIKABİLECEK SORUNLAR NELERDİR?
    • Meme dikleştirme ameliyatı sırasında ya da sonrasında kanama, kan kaybı, hematom (doku içinde kan birikmesi) olabilir.
    • Yara iyileşmesinin gecikmesi ya da belirgin yara izi kalması (hipertrofik skar – keloid) gibi durumlar özellikle şeker hastalarında, çok sigara içenlerde ya da ailevi olarak kötü iz gelişimine yatkın olan kişilerde meydana gelebilir. Bu hastalar bazı özel yöntemlerle tedavi edilebilir.
    • Enfeksiyon, iltihaplanma, yara açılması, dikiş atması olabilir. Bu durumlar zamanında müdahale edilerek düzeltilebilir. Açılan dikiş tekrar dikilebilir.
    • Ameliyat sonrasında yağ nekrozu yani yağ dokusunun parçalanması ve erimesi olabilir. Buna bağlı yara kenarından ya da dikiş arasında akıntı oluşabilir. Ameliyat sonrası devrede memelerde ağrı sızı, yanma, batma hissi olabilir.
    • Çok sarkık memelerde meme başının korunarak uygulandığı yöntemler kullanıldığında meme başının kaybedilme riski vardır. Böyle bir riskin olduğu hastalara meme başının yama şeklinde uygulandığı tekniklerin tercih edilmesi daha uygun olur. Meme başı kaybı olan hastalara cerrahi yöntemlerin dövme uygulaması ile kombine edildiği yöntemler kullanılarak tekrar meme başı yapılması mümkündür.
  • GÖĞÜS BÜYÜTME

    GÖĞÜS BÜYÜTME

    Göğüs büyütme, silikon implant olarak da adlandırılan protezler yardımıyla veya yağ enjeksiyonu ile küçük göğüslü kadınların göğüslerinin istenilen boya getirilmesi işlemine ve bunun için yapılan ameliyata verilen isimdir.

    Her kadın güzel olmak ister, güzel göğüslere sahip olmak istemeyen kadın ise düşünülemez. Bazen memelerin çift ya da tek taraflı gelişme kusuru sonucu ya da gebelik sonrasında kilo alıp vermeye bağlı, meme dokusu hacmini kaybedebilir ve normalden daha küçük  bir hal alabilir. Bu ve benzeri durumlarda daha iri, daha dolgun, daha büyük, estetik olarak daha güzel göğüsler elde etmek için, göğüs büyütme ameliyatı yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki her kadın güzel bir çift memeyi hakeder. Göğüs estetiği ile güzel memelere kavuşmak mümkün.

    MEME BÜYÜTME AMELİYATI HANGİ DURUMLARDA YAPILIR?
    • Memelerinin küçük olduğunu düşünen kadınlarda vücut hatlarındaki orantısızlığı, özellikle kalça-göğüs oranını düzeltmek için göğüs büyütme ameliyatı yapılır
    • Gebelik sonrası meme hacmindeki kaybı düzeltmek için (Bazı durumlarda memelerde sarkmada olabilir. Bu durumda meme kaldırma- toplama ameliyatı da yapılması gerekebilir.)
    • Meme büyüklüğünde simetrinin sağlanması için meme büyütme ameliyatı : Çoğu kadında memeler simetrik değildir. Bu durum çok belirginse memenin büyütülmesi gerekir.
    • Çeşitli durumlarda memeyi yeniden oluşturmak için (Örneğin meme kanseri ameliyatı sonrası, doğuştan meme olmaması …)
    • Tıbbi ya da kozmetik nedenlerle yerleştirilen meme implantlarının (protezlerinin) eskimesi, özelliğini kaybetmesi veya o bölgede bir sıkıntı yaratması nedeniyle değiştirilmesi gerektiği için
    ORANTILI VÜCUT HATLARI İÇİN MEME BÜYÜTME

    Güzellik algısı çağlar boyunca değişiklik gösterdi. 100 yıl önceki tablolara bakarsanız tombul ve çıplak kadın resimlerine rastlarsınız. O yıllarda biraz zayıf kadın çirkin ve hastalıklı olarak değerlendirilirdi. Hatta bugün herkesin ayılıp bayıldığı sıfır beden için ise neredeyse ölmüş gözü ile bakılırdı.

    Oysa günümüzde güzellik olgusu ve algısı tamamen farklı. Günümüz güzellik anlayışını tarif etmeme gerek yok, herkes tarafından malum. Benim asıl üzerinde durmak istediğim konu orantılı vücut hatları. Malum genlerimiz gereği biraz kalçalı yapıya sahibiz. Boy konusunda ise pek zengin olduğumuz söylenemez. Bu durumda memesi küçük kadınlarda baş gösteren daha doğrusu hissedilen durum; omuz, göğüs, kalça oranında kalça lehine bozulma. Aynaya bakınca kendini güzel hissedememe fenomeni. Oysa her kadın kendini güzel hissetmek ister. Dahası bu, hakkıdır da. Meme büyütme ameliyatı ile bu oranı dengeleyerek düzeltmek mümkün. Kalça ve omuz boyutlarına uygun bir meme protezi ile ince belli bardak cazibesine kavuşmak için bir çok kadın meme büyütme ameliyatı oluyor.

    Meme büyütme ameliyatı sağlık açısından zorunlu bir operasyon değil. Ancak sağlık tanımını inceleyecek olursak; sadece bedenen değil, ruhen ve sosyal yönden de tam bir iyilik halidir ibaresine rastlarız. Küçük memeleri kafasına takarak kendini ruhen eksik hisseden ve sosyal yönden kendini kısıtlayan kişilerde ise sağlığın tanımının tam yerine gelmediğini söyleyebiliriz. Bu durumda sağlık açısından zorunlu bir ameliyat kabul edilebilir. Ama sonuçta fiziki sağlık yönünden şart değildir.

    Silikon meme protez tipleri nelerdir ?

    Göğüs büyütmek için kullanılan ve göğüs silikonu olarak ta bilinen meme protezleri şekil, içerik ve yüzey yapısı açısından bazı ayrımlara tabi tutulur. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.

    A) ŞEKİL YÖNÜNDEN :
    • Damla ( anatomik ) protez
    • Yuvarlak protez

    Yuvarlak protezlerin yatay ve dikey taban çapları birbirine eşittir. Damla protezlerde dikey çap, yatay çaptan biraz daha uzun olup, protezin yüksekliği alt kutupta üst kutuptan fazladır. Anatomik olarak adlandırılmasının sebebi memenin şekline daha çok benzemesinden ileri gelmektedir.

    B) İÇERİK YÖNÜNDEN:
    • Silikon içerikli
    • Serum fizyolojik içerikli ( salin )

    İçeriğine göre ise piyasada silikon jel ile dolu protezler ve fizyolojik serum, yani fizyolojik tuzlu su ile dolu protezler bulunmaktadır. Bunlarda silikondan oluşan katı zarfın içinde silikon jel ya da fizyolojik serum bulunur.

    C) YÜZEY YAPISI YÖNÜNDEN 
    • Pürtüklü yüzey
    • Düz Yüzey

    Yüzey yapısına bakıldığında ise protezler yüzeyi düz ve pürtüklü protezler olarak iki gruba ayrılmaktadır. Pürtüklü yüzeyli protezlerin çevresinde kapsül oluşumunun düz yüzeyli olanlara göre daha az olduğu saptanmıştır.

    MEME BÜYÜTME AMELİYATINDA KULLANILAN PROTEZLER GÜVENLİ MİDİR?

    En son olarak FDA yoğun klinik çalışmalar sonrasında silikon içeren meme implantlarının herhangi bir hastalığa ya da kansere yol açmadığını tespit etmiştir. 17 Kasım 2006 itibari ile her türlü estetik girişimde kullanılabileceğini tüm dünyaya duyurup kullanımını serbest bırakması da meme büyütme yaptırmak isteyen hastaların silikon implantlara karşı olan ön yargılarının ortadan kalkmasına sebep olmuştur.

    Meme protezi olan hastalarda mamografi yerine meme ultrasonografisi ve manyetik rezonans görüntüleme ile de meme dokusu incelene bilmekte ve şüpheli lezyon varsa saptanabilmektedir. Günümüzde meme protezi olan bayan sayısı arttığından bazı radyoloji merkezlerinde silikonlu memelere de mammografi uygulanabilmektedir.

    MEME SİLİKONUNA KARŞI ALERJİ OLUR MU?

    Göğüs silikonu, cilalar, güneş ve el kremleri, ter önleyici deodorantlar, sabunlar, işlenmiş gıdalar, su geçirmez kaplamalar ve çiklet gibi günlük hayatta kullandığımız birçok maddenin içerisinde bulunmaktadır. Kozmetik ve gıda sanayisinde çok kullanılan bir maddedir. Meme silikonu vücuda karşı en fazla uyum sağlayan maddelerden biridir. Bu yüzden bu maddeye karşı alerji son derece nadir görülebilecek bir durumdur.

    MEME PROTEZİ HANGİ BÖLGEDEN YERLEŞTİRİLİR?

    Göğüs büyütme (meme) ameliyatı için protez yerleştirilmesi amacıyla elimizde 4 ayrı kesi bölgesi seçeneği bulunmaktadır. Bunlar, koltuk altı, meme başı çevresi, meme altı ve göbek kesilerdir. Her kesinin kendine göre üstünlükleri ve zayıf noktaları vardır. Meme başı çevresinde yapılan kesi areola adı verilen kahverengi kısmın çevresinde oldukça küçük bir yara izi ile iyileşmekle birlikte teknik olarak süt kanallarının kesilmesi gerekebilir. Meme altı kesisinde ise meme bezine ve süt kanallarına hiç bir zarar gelmediği gibi; meme altı oluğuna oturan belli belirsiz bir yara izi ile iyileşme gerçekleşir. Memenin göğüs duvarına yapışma yerinde anomali varsa bu girişimde bu da rahatlıkla düzeltilebilir.

    Koltuk altı kesisinde meme üzerinde hiç bir kesi bulunmamakta ve koltuk altından girişim yapılmaktadır. Koltuk altı ve göbek kesilerinden genellikle endoskopik olarak protez yerleştirilir. Yara izleri, meme ameliyatı sonrası erken dönemde hafif kızarık olarak belirgin olsa da zaman içinde giderek solmakta ve belirsiz hale gelmektedir. Bu kesiler aracılığı ile meme bezinin ya da göğüs kasının altında düzlemlerde uygun büyüklükte bir cep hazırlanmakta ve protez bu cebe yerleştirilmektedir.

    MEME PROTEZİ BÜYÜKLÜĞÜNE NASIL KARAR VERİLİR ?

    Meme büyütme yapılacak hastanın boyu, omuz genişliği, varsa sarkma oranı, göğüs kafesi genişliği ve hastanın isteği dikkate alınarak konulacak protezin büyüklüğüne karar verilir. Meme büyütme ameliyatı sırasında çeşitli boyutlarda olan ölçü protezleri ile karşılaştırma yapılarak kalıcı protezin boyutlarına karar verilir. Aslında protezin büyüklüğüne karar verirken en önemli kriter hastanın isteğidir.

    GÖĞÜS SİLİKON MU DEĞİL Mİ ANLAŞILIR MI?

    Gögüs silikon mu değil mi diye anlamak pek kolay değil. Çünkü özellikle son dönem silikonlar neredeyse meme dokusu kıvamında olduğu için bilmeyen biri dokunmakla silikonu ayırt edemez. Göğüs büyütme yaparken çoğunluk doğal boyutlara gelmesini istediği için bakmakla da anlaşılmaz. Ancak vücuduna oranla büyük silikon isteyip belli olmasını arzu edenler olursa belki şüphelenilebilir. O da bikini giyince.

    SİLİKON AMELİYATI SONRASI İYİLEŞME SÜRECİ

    Silikon ameliyatı yaklaşık 1 saat sürer. Ameliyat günü ya da ertesi gün taburcu işlemleriniz yapılarak eve gitmenize izin verilir. İlk iki gün genellikle istirahat ederek geçirilmelidir. Bu dönemde protezin kas arkasına ya da kas önüne konulmasına bağlı olarak farklı şikâyetleriniz olabilir. Ağrı pek fazla olmaz ancak dolgunluk hissi bir kaç gün rahatsız edebilir. İlk iki günde bir miktar şişlik olur, üçüncü günden itibaren azalmaya başlar. Buna meme estetiği sonrası ödem diyoruz. Kas arkasına konulan protezlerde kol hareketleriyle ağrı artmaktadır. Bu durum ilk günlerle sınırlıdır. İlk iki günde giderek artan gögüs ameliyatı sonrası ödem (şişlik), üçüncü günden itibaren azalmaya başlar. Kol ve gövde rahatlar. Ameliyatınızın ertesi günü sadece silikonun konduğu yerde kalacak şekilde ten rengi bir bant bırakılır. Başka pansuman yapılmaz. Bunun üzerine direk sporcu sütyenini giyersiniz. Üçüncü gün bu bantı çıkartmadan duş alabilirsiniz. 14. gün bu bantı kontrolünüzde biz çıkartıyoruz. Arkasında iz tedavisine başlıyoruz. Ameliyat sonrası bir ay boyunca kullanılacak sporcu sütyeni ile memenin şekillenmesi sağlanır.

    MEME PROTEZİ (MEME SİLİKONU) AMELİYATI SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR ?

    Meme protezi (göğüs silikonu) uygulamalarından sonra aktiviteler ilk üç hafta için kesinlikle kısıtlanmalı, bu süreden sonra yavaş yavaş artırılmalıdır. Birinci aydan önce tenis gibi kol hareketinin fazla olduğu oyunlara ve ağır sporlara izin verilmez. Meme büyütme ameliyatı sonrasını takip eden 6-8 hafta içerisinde sauna, solaryum ve buhar banyosundan kaçınılmalıdır.

    MEME BÜYÜTMEDE KULLANILAN PROTEZİN ÖMRÜ NE KADARDIR?

    Meme büyütmede kullanılan protezler üretici firmaların ifadesine bakılırsa ömürlük denmektedir. Ancak bazen 15-20 yıl sonra değiştirilmeleri gerekebilir. Teorik olarak protezin ömrü, insan ömründen uzundur. Ancak, yaşlanma ile birlikte deri ve derialtı dokuların gevşemesi, sarkması nedeniyle memelerin görüntüsü bozulabilir. Ya da kapsül kontraktürü sonucunda yeni bir ameliyatla protezlerin değiştirilmesi ya da protez ceplerinin düzeltilmesi gerekebilir.

    MEME PROTEZİ OLAN ANNE BEBEĞİNİ EMZİREBİLİR Mİ?

    Göğüs büyütme ameliyatında meme protezi meme dokusunun altına yerleştirilir. Bu nedenle protez meme dokusuna ya da süt kanallarına zarar vermez. Bunun yanında silikon maddesinin süte geçmesiyle ilgili olarak, bazı çalışmalar yapılmış ve bu çalışmalarda inek sütünde ve piyasada bulunan bebek mamalarında, meme protezi olan kadınların sütündekinden daha fazla seviyede silikon olduğu belirlenmiştir.

    SARKMIŞ GÖĞÜSLER PROTEZ İLE DİKLEŞİR Mİ?

    Memede sarkma az ise meme hacmini dolduracak büyüklükte bir protez kullanılarak düzeltilebilir. Memedeki sarkma fazla ise (Emziren kadınların memelerinde atrofi denilen doku kayıpları olur ve memeler sanki içleri boşalmış gibi sarkar), protez konulması ile birlikte dikleştirme ameliyatı yapılması gerekebilir.

    SİLİKON PROTEZİ OLAN GÖĞÜSLER, HAMİLELİKTEN NASIL ETKİLENİR?

    Silikon hamileliğe etki etmez. Normal olarak zaten hamilelikte memeler büyüyeceği için silikonla daha da büyük görünür. Büyüme miktarı, kadından kadına değişir ve  silikon protezlerin boyutu da bu büyümede rol oynar. Hamilelik bitince normal boyuna iner.

    SİLİKON PROTEZ ELLE TEMASTA HİSSEDİLİR Mİ, BASINÇLA ŞEKİL DEĞİŞTİRİR Mİ VEYA PATLAR MI?

    Yeni jenerasyon silikon protezler uygun boyda yerleştirilirse hissedilmez. Ayrıca son teknoloji silikon kıvamını yumuşattığı için, özellikle de kas altına yerleştirildiklerinde, hissedilmeleri oldukça zordur. Patlamaları da trafik kazası yada bıçaklanma gibi çok şiddetli bir darbe söz konusu değilse pek mümkün değildir.