Etiket: peeling

  • Lazer Leke Tedavisi

    Lazer Leke Tedavisi

    Leke problemini doğru bir cilt bakım rutini ile önleyebilir, leke tedavisinde etkinliği kanıtlanmış sistemlerle daha pürüzsüz ve aydınlık bir cilde kavuşabilirsiniz.

    Günümüzde en çok şikâyet edilen cilt sorunlarından biri de lekelerdir. Nedeni ister güneş, ister yaşlılık, hamilelik, hormon tedavisi ya da doğum kontrol hapları olsun, cilt lekeleri oldukça yaygın ve rahatsız edici bir sorundur. Düşünülenin aksine leke problemi sadece beyaz tenlilerde görülmez. Koyu tenliler de risk altındadır. Ozon tabakasının giderek hasar görmesi hepimizin ultraviyole ışınlarına daha çok maruz kalması anlamına geliyor. Bu durum da güneş lekelerini en çok rastlanan estetik problemlerden haline getiriyor. Açıktan koyu kahverengiye kadar değişen tüm cilt tonlarında rastlanan ve ilerleyen yaşla birlikte daha sık karşılaşılan leke problemi, cildin güneşe en çok maruz kalan bölgelerinde meydana gelir. Leke tedavisinin en önemli adımı sorunun kaynağına inmektir. Cildin daha çok melanin cilde kahverengi rengini veren madde üretmesine, yani hiperpigmentasyon problemine neyin neden olduğunu bilmek, tedavinin başarısında son derece önemlidir.

    GÜNEŞ LEKESİ (MELAZMA) NEDİR?

    Tıp dilinde melazma olarak adlandırılan güneş lekeleri genelde 20’li yaşlardan başlayarak ortaya çıkar ve kadınlarda daha fazla görülüyor. Lekelenmeler sıklıkla iki taraflı, yani yüzün iki yanında ve simetrik bir şekilde oluşur. Güneşlenme -özellikle de güneş ışınlarının dik geldiği zamanlarda korunmasız güneşlenme- sonrasında alın, yanak, burun ve dudak üstlerinde beliren kahverengi lekelerin başlıca nedenlerinden biri kadınlık hormonu östrojendir. Özellikle hamilelik, hormon tedavisi ya da doğum kontrol haplarının sorunu tetiklemesinin ardında yükselen östrojen hormonu seviyesi yatar. Lekelerin rengi genelde yaz aylarında koyulaşıp, kış aylarında daha açık, silik bir görünüm alsa da, tüm yıl boyunca aynı koyulukta da kalabilir.

    Leke tedavisinin başarısını belirleyen faktörlerden biri de lekelerin derin mi yoksa yüzeysel mi olduklarıdır. Cildin üst katmanlarında oluşan, yani yüzeysel lekelerin tedavisi daha kolay, cildin alt katmanlarındaki lekelerin ise nispeten daha zordur. Genelde derin ve yüzeysel lekelenmeler bir arada bulunur. Bu arada esmer ve buğday tenlilerin, beyaz tenlilere kıyasla lekelenmeye eğiliminin daha fazla olduğunu belirtmekte fayda var.

    NEDEN OLUYOR?

    Aslında güneş lekesi oluşan yerde cildin her yerindekiyle aynı sayıda renk hücresi bulunuyor. Tek fark bu bölgelerde renk hücrelerinin daha çok çalışması ve renk üretimi daha fazla olduğu için koyu renkli lekelerin meydana gelmesi. Melazmanın stresle ilişkili olabileceği yolunda bazı bulgular var. Stres esnasında salgılanan hormonların renk hücrelerini tetiklediği düşünülüyor. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere leke oluşumunu tetikleyen başlıca faktörlerden biri hormonal etkenler. Hamilelik, doğum kontrol hapı kullanmak, hormon tedavisi görmek lekelenmeye zemin hazırlıyor.

    LEKE EN ÇOK NEREDE OLUŞUR?

    Cildin hassas olduğu, güneş ve kimyasal maddelerle en fazla temas eden bölgeler başta olmak üzere, yaşın ilerlemesi ile birlikte vücudun her bölgesinde görülebilir. Güneş ve kimyasallarla en fazla temas eden bölgeler olması nedeniyle eller, yüz, boyun ve dekolte leke probleminden en çok etkilenen yerlerdir.

    GÜNEŞ LEKESİNİ ÖNLEMEK İÇİN NE YAPMAK GEREKİR?

    Güneş lekesi şikâyeti olanların düzenli olarak yaz, kış güneş koruyucu kullanmaları gerekir. Koruyucunun en az 30 faktörlü olması ve gün içinde 4 saatte bir tazelemeyi ihmal etmemeleri de çok önemli. Ayrıca güneş kremi sürseler bile çok fazla direkt güneşe maruz kalmamaları, gölgede durmaya özen göstermeleri, şapka, gözlük kullanmaları gerekir. Güneş koruma faktörü olan fondöten veya pudra kullanabilirler. Böylece hem lekeler kamufle edilmiş hem de tedavi desteklenmiş olur.

    *Her mevsim koruma faktörlü güneş kremleri kullanılmalı.
    *Güneş ya da solaryumla bronzlaşmaya çalışırken ciltte kontrolsüz olarak yanıklar oluşmamasına dikkat edilmeli.
    *Güneşe çıkmadan önce ya da güneşlenirken ıslak mendiller, tüy sarartıcı krem, deodorant, parfüm ve bronzlaştırıcı ürün kullanmayın. Bu ürünler ciltte tedavisi güç lekelenmelere neden olurlar.
    *Özellikle yüz, koltuk altı, kasık bölgesi gibi cildin ince olduğu bölgelere uygulanan ağda, lazer epilasyon, cilt bakımı, peeling gibi işlemlerin sonrasında cildinizi güneşten korumaya dikkat edin.
    *Sivilce ve akne izlerine gelişi güzel uygulanan tedaviler lekelere davetiye çıkarır.
    *Hamilelik döneminde güneşten korunmak son derece önemlidir. Hormonal değişimlerin güneşle etkileşimi lekelerin oluşumu için mükemmel bir zemin hazırlar.
    * Cildin hassas bölgelerini yüz, dekolte ve eller- düzenli olarak nemlendirmek hem lekelenmeyi önler hem de o bölgelerin yaşlanma belirtilerine karşı daha dirençli olmasını sağlar.

    GÜNEŞ LEKELERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

    *Tedavi öncesi lekenin derinliğinin tespit edilmesi çok önemlidir. Lekenin oluşumu ne kadar yeniyse tedaviye o kadar iyi yanıt verir. Leke ne kadar eskiyse tedavi süresi de o ölçüde uzar.
    *Lekenin meydana geliş nedeni mutlaka araştırılmalı ve leke problemini tetikleyen faktör ortadan kaldırılmalıdır. Aksi halde ya tedaviden yanıt almak zorlaşır ya da tedaviyle birlikte leke hafiflese de bir süre sonra yeniden belirir.
    *Ciltte oluşan, yanık, kızarıklık, kaşıntı ya da pullanma gibi akut problemler varken leke tedavisi yapılmaz. Önce bu sorunlar tedavi edilmeli, cilt iyice yatışınca leke tedavisine başlanmalıdır.
    *Leke tedavisi süresince en az SPF 30 faktörlü güneş koruyucu kullanmaya özen gösterilmesi son derece önemlidir.
    * Leke tedavisinde lazer sistemleri, kimyasal peeling ve mezoterapi gibi farklı tedaviler tek başlarına veya bir arada kullanılabilir. Tedavi protokolü, leke kremleri ve ağızdan alınan antioksidan takviyelerle desteklenebilir.

    MEZOTERAPİ

    Mezoterapi, deri altına ince iğnelerle C vitamini, glutation, transexamic asit, somon ekstresi gibi leke açıcı ve antioksidan etkili maddelerden oluşan bir formülün enjekte edilmesidir. Uygulamanın lazer ya da kimyasal peeling gibi tedavilerle desteklenmesi ile daha başarılı sonuçlar alınabilir.

    KİMYASAL PEELİNG

    Kozmetik tedavilerde kullanılan çok farklı kimyasal peeling uygulamaları vardır. Cildin üst katmanını nazikçe soyan kimyasal peeling işlemi, pigment üreten hücrelerin pigment sentezini baskılar, kolajen sentezini artırarak hücre yenilenmesini tetikler. Seans aralığı kullanılan ürüne göre 7 ile 20 gün arasında; seans sayısı ise yine tedaviye ve cildin vereceği reaksiyona göre 2 ile 6 seans arasında değişir. Hasta, işlemden hemen sonra sosyal hayatına geri dönebilir. Düzenli uygulanan seanslar sadece lekelerin değil, ince çizgi ve kırışıklıkların, sivilce izlerinin görünümünün de hafiflemesini sağlar.

    LAZERLE LEKE TEDAVİLERİ

    Lazerle leke tedavisinde, ya renk pigmentlerine etki eden ya da cildi soyarak yenileyen lazerler kullanılıyor. Birinci grubun etki mekanizması cildin alt katmanlarındaki pigmentlere atış yaparak, bunlara zarar vermek üzere tasarlanmıştır. Çevre dokulara zarar vermedikleri için ciltte herhangi bir hasar yaratmaz, hastayı sosyal yaşamından kopartmadan etki ederler.

    ICON LAZER

    Icon lazer sisteminin leke tedavisinde ayrıcalıklı bir yere sahip olmasının ardında Skintel Melanin Reader denen bir teknoloji yatıyor. Icon lazere özel olan bu yenilik sayesinde hastanın melanin yoğunluğunu ölçmek mümkün oluyor. Böylece cilde uygulanması gereken enerji seviyesi, hangi noktalara ve derinliğe atış yapılması gerektiği tam olarak belirlenebiliyor. Bunun en önemli avantajı da leke tedavisinin yan etkilerinin tamamen ortadan kalkması. Yani Icon lazer, hem yeni lekelerin oluşmasına neden olmuyor hem de var olanları silmekte son derece etkili. Lekelerin durumuna göre 3-4 hafta aralıklarla uygulanacak 5-6 seans yeterli oluyor.

    CLEARLIFT

    Cilt altına foto akustik şoklar göndererek, uygulama yapılan bölgede kontrollü bir ısı hasarı yaratan ClearLift, önemli avantajlara sahip olan teknoloji. Öncelikle, dekolte gibi en hassas bölgelere bile uygulanabilecek kadar nazik ama bir o kadar da etkili bir sistem. İşlemin son derece konforlu olması da bir diğer önemli avantaj. Fazla melanin üreterek leke oluşumuna neden olan hücreleri yok ederek, lekelerle savaşan ClearLift tedavisinden sonuç almak için bir ay arayla uygulanan 5-6 seans öneriliyor.

    SCARLET

    Leke tedavisinde uygulanan sistemlerden biri de Scarlet’tir. Bu tedaviyi diğer lazer teknolojilerinden ayıran başlıca özellik, cilt altına verilen enerjinin mikro-iğnelerle iletilmesidir. Sistem radyo frekans dalgaları ile etki ederek cildin alt katmanlarına ısı enerjisi gönderir. Lekelerin derinliğine göre cilde yerleştirilen mikro-iğneler, tedaviden optimum etki almayı mümkün kılar. Genelde 3 hafta arayla uygulanan 3-4 seanslık bir tedavi protokolü uygulanır.

    BABY FACE BEAUTY

    Baby Face Beauty, ciltte ısı kanalları açan lazer teknolojisi ile etkinliği kanıtlanmış anti-aging maddeleri bir arada kullanan yenilikçi bir sistemdir. İşlem sırasında önce lazer kullanılarak ciltte mikro-kanallar yaratılır, ardından da cilt yüzeyine ciltteki probleme yönelik serum uygulanır. Böylece leke tedavisinde etkinliği kanıtlanış C vitamini, resveratrol gibi maddeler cildin alt katmanlarına kadar ulaşmış olur. Bu etkinin üstüne, lazerin tetiklediği cildin kendini onarma mekanizmaları da devreye girerek tedaviden optimum sonuçlar alınmasını sağlar. Lekelerin durumuna göre, 1-2 hafta arayla 3-5 seanslık bir tedavi uygulanır.

  • Lazer Epilasyon

    Lazer Epilasyon

    LAZER EPİLASYON UYGULAMA ÖNCESİNDE NE YAPILIR?

    Lazer epilasyondan önce uzun olan tüyler jilet ya da trimmer ile kısaltılır. Bu noktada amaç tüyün kökünün kalması ancak boyunun kısalmasıdır. Dolayısı ile ağda gibi kıl köklerini temizleyecek yöntemler kullanılmamalıdır.

    LAZER EPİLASYON UYGULAMASI SIRASINDA NE YAPILIR?
    • Kıl kökünü etkileyecek en uygun doz için lazer değeri ten ve kıl rengine göre ayarlanır.
    • Kısaltılan tüyler lazer cihazı ile taranır.
    • Doz ayarlaması her bölge için ayrı ayrı yapılır.
    • Epilasyon uygulanan bölgeye göre epilasyon süresi ortalama 5 dakika ve 2 saat arasında olmak üzere değişir.
    LAZER EPİLASYON SAYESİNDE TÜYLERDEN KURTULMAK KAÇ SEANSTA MÜMKÜNDÜR?

    Kişiye, tüy yapısına ve ten rengine göre değişmekle birlikte ortalamada 6-8 seans lazer epilasyon uygulaması tüylerden kurtulmak için yeterlidir.

    LAZER EPİLASYON KILLARA NASIL ETKİ EDER?
    • Lazer epilasyonda amaç kıl kökünü yok etmektir.
    • Bu yöntemde kıl kökü ısıtma ile yakılır.
    • Kıl kökü tarafından emilen enerjinin ısıya dönüşmesi ile kılın kök hücresi yeniden büyüyemez ve istenmeyen tüylerden kalıcı olarak kurtulma sağlanır.
    • Lazer ışını uygulaması, lazer epilasyon yönteminde milisaniyeler içerisinde yapılır.
    • Böylelikle cilt hücreleri hasar almaz ve lazer yalnızca renk pigmentleri tarafından emilir ve kıl gelişiminin zayıflamasını sağlar.
    • Anajen, katojen ve telojen fazları yani tüylerin büyüme evreleri tedavi açısından önemlidir.
    • Tüylerin farklı büyüme evresinde olması, kesin ve kalıcı sonucunun 4-6 seans sonrasında olmasına sebep olur.
    LAZER EPİLASYON UYGULAMASI KİMLER İÇİN UYGUNDUR?

    Tüy renkleri çok açık olmayan,

    Epilasyon uygulamasına engel teşkil edebilecek herhangi bir sorunu olmayan herkes epilasyon yaptırabilir.

    LAZER EPİLASYON UYGULAMASI SONRASINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
    LAZER EPİLASYON UYGULANAN BİREY;
    • 2 gün süresince
    • Direkt olarak güneş ışınlarına maruz kalmamalıdır.
    • Solaryuma girmemelidir.
    • Güneş ışınlarına maruz kalacak bölgelere yüksek faktörlü güneş losyonları sürmelidir.
    • Ciltte tahrişe neden olacak peeling gibi işlemler yapmamalıdır.
    LAZER EPİLASYON UYGULAMASI SONRASINDA;
    • Ciltte görülebilecek hafif hassasiyet epilasyondan sonraki bir saat içinde düzelir.
    • 10 gün içerisinde kıl kökleri uzar ve kendiliğinden dökülür.
    • Her seansta kıl yoğunluğu ortalama %20 oranında azalır.
    • İlk 2 seansta çok net bir fark görülmese de lazer epilasyon uygulamasının sonuçları 3. seanstan itibaren alınmaya başlanır.
    • Bu noktada seanslara düzenli olarak devam etmek önemlidir.
  • Yüz Germe

    Yüz Germe

    YÜZ GERME AMELİYATI NE ZAMAN GEREKİR?           

    Estetikte cerrahi dışı işlemler oldukça yaygınlaştı. Botoks, dolgu, radiofrekans ve lazer enerjisi ile çalışan cihazlar bir çok merkezde insanların hizmetinde. Bu yöntemlerin başarısıyla 50’li yaşlara dek idare etmek mümkün. Hatta bazı yüz tiplerinde belki daha da uzun süre bu işlemleri aralıklı dönemlerde yaparak daha genç görünebiliriz. Fakat 50 yaş sonrası çoğu kişinin yüzünde belirgin diğer işlemler ile çözülemeyecek sarkmalar oluşmaya başlar. Bu aşamada yüz germe yapılması elzem hale gelir. Özellikle çene çizgisinin ve boyun bölgesindeki derideki düzensizlikler, kulak önündeki deri kıvrımları oldukça rahatsız edicidir.

    YÜZ GERME AMELİYATINDA NE YAPIYORUZ?

    Yüz bir bütündür. Bu benim için bir slogan gibi. Hiçbir zaman tek bölgeyi değerlendirmem. Tüm yüz bir arada uyumlu olduğunda göze hoş görünür. Yüz germe ameliyatı sırasında yaptığımız işlemi basitçe tarif edersek; yüzümüzün kas, yağ ve sinir dokusunu oluşturan Smass denilen yapı asılarak yüzdeki sarkma düzeltilir ve bolluk oluşturan deri de uygun ölçüde alınır. Aynı anda alt ve üst göz kapağında oluşan yaşlılık belirtileri de düzeltilebilir. Bu bölgeden deri alımı ve yer değiştirmiş yağların uygun yere taşınması ve fazla olanların alınması yapılır. Ayrıca 60’lı yaşlardan sonra boyun bölgesinde sarkma oluşur. Yine yüz germe ameliyatı sırasında boyun kası da bir iç korse giymişcesine toplanabilir. Sarkan deri uygun ölçüde uzaklaştırılabilir. Kilosu fazla olan hastalarda boyundan yağ alınması da gerekebilir.

    YÜZ GERME AMELİYATI ÖNCESİ NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

    Yüz germe ameliyatı öncesi kanamayı arttırma ihtimali olan aspirin, E vitamini benzeri ilaçlar , bitki çayı kesilmelidir. Sigara özellikle yüz germede yara iyileşmesini oldukça geciktirir. Sigara kullanımı ameliyattan 3 hafta önce kesilmelidir.  Saçlar ameliyat sonrası 1 ay boyanamayacağı için 1 hafta önceden boyatılabilir. Saçların uzun tutulması ameliyat sonrası kullanılan pansumanları gizlemek açısından yarar sağlar.

    YÜZ GERME AMELİYATININ AYRINTILAR

    Kulak üzeri saçlı deriden başlayıp kulak önünden aşağı uzayarak kulak arkasından kulak arkası saçlı deriye dek devam cerrahi kesi ile yüz derisi kaldırılır. Yüzde sarkma oluşturan yüz kaslarını içeren yumuşak doku özel dikişler ile asılır. Derinin fazlalık yapan kısmı uzaklaştırılır.  Böylelikle şakak, yanak ve çene bölgesindeki deri bollukları ortadan kalkar. Ağız kenarındaki gülme çizgilerin derinliği azalır. Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Yüz germe esnasında göz kapağı estetiği ve boyun germe de yapılabilir.  Bu nedenle ameliyat süresi 4 ile 7 saat arasında değişebilir.

     

    YÜZ GERME AMELİYATI SONRASI BELİRGİN İZ KALIR MI?

    Genellikle kullanılan özel dikiş ve pansuman malzemeleri ile oluşacak izler en aza indirilir. İz en üst ve en alt kısmı saçlı deri arasında olduğundan görünmez. Kulak çevresindeki iz de kulak yüz birleşme hattında olduğunda pek belli olmaz. Eğer aşağıda anlatılan komplikasyonlar (Kanama, enfeksiyon, sıklıkla sigara kullananlarda görülen deri kayıpları) gelişirse yara iyileşmesi gecikeceğinden tedavi gerektiren izler kalabilir.

    YÜZ GERME AMELİYATI SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

    Ameliyattan 1 gün sonra kulak arkasından alandaki sıvıların toplanmasını önlemek üzere konulan dren alınır. Ameliyat sonrası buz uygulaması iyileşme sürecini hızlandırır. Ameliyatı 2. günü taburcu olunur. Taburcu olurken giymek üzere bir güneş gözlüğü getirilebilir. 1 haftada yüz ve göz kapaklarındaki dikişler alınır. 10. günde saç içindeki metal dikişler alınır. Ameliyattan 2 gün sonra banyo yapılabilir. Yüzde yaklaşık birkaç hafta içinde düzelen bir hissizlik olması normaldir. Makyaj yaparken, saçlarınızı tararken kibar hareketler kullanın. En azından iki hafta seks ve ağır ev işleri gibi ağır egzersizlerden kaçınmalı, birkaç ay için alkol, buhar banyosu ve sauna gibi aktivitelerden uzak durulmalıdır. Güneş koruyucu kremlerin 6 aya dek düzenli olarak kullanılması gerekir. Şişlik ve morluklar 3 haftada ortadan kalkar. Genellikle 2. haftada işe dönüş yapılabilir.

    YÜZ GERME AMELİYATI ETKİNLİĞİNİ ARTTIRMAK İÇİN BAŞKA NELER YAPILABİLİR?
    • Göz çevresi ve alına yapılacak Botox ile bakışlar canlandırılabilir.
    • Ameliyattan 3 hafta sonra başlayacak 4-6 seanslık kimyasal peeling ve yüz mezoterapisi ile yüz derisi canlandırılabilir.
    • Ağız çevresi ve dudaklara yapılan dolgu işlemi ile ağız çevresi çizgiler azaltılabilir.
    MİNİ YÜZ GERME NEDİR?

    Yapılan cerrahi kesi eğer sadece kulak önünde yapılırsa ve germe işlemi azaltılırsa buna mini yüz germe ameliyatı diyoruz. Bu ameliyatın avantajı yapılan izi azaltmak ve daha küçük bir ameliyat yaparak iyileşmeyi hızlandırmaktır. Bu girişim 40 ile 50 yaş arası çene bölgesinde deri bolluğu fazla olamayan hastalarda tercih edilir. Ama artık endoskopik orta yüz cerrahi ameliyatları ile bu işleme olan gereksinim de azalmıştır.

    YÜZ GERME AMELİYATININ RİSKLERİ NELERDİR?
    • Kanama: Ameliyatı bölgeye enekte ettiğimiz özel ilaçlar ile kanamasız ortamda yaptığımızdan genellikle ameliyat sonrası kanama riskimiz de az oluyor. Ayrıca bu bölgeye yerleştirdiğimiz ince dren de bu riski azaltıyor. Ancak hipertensiyonu olan hastalarda az da olsa bu risk söz konusudur. Deri altı biriken kan kolaylıkla uzaklaştırılabilir.  Deri altına kanama, iyileşmeyi geciktirebilir ve kötü iz kalmasına neden olabilir. Bu nedenle tansiyonunun  kontrollü olması ve kanamayı arttıran aspirin benzeri ilaçların 1 hafta önceden bırakılması çok önemlidir.
    • Enfeksiyon: Yüz çok iyi kanlanan bir bölgedir. Bu nedenle enfeksiyon riski çok azdır. Ameliyat önce ve sonrasında uyguladığımız koruyucu antibiyoterapi ile bu risk daha da aza indirilmiş olur. Nadiren de olsa, enfeksiyon gelişecek olursa, ek antibiyotik tedavisi ve pansuman gerekebilir.
    • Kötü iz kalması: Genetik özellikler, enfeksiyon ya da sigara kullananlarda rastladığımız deri kayıpları nedeniyle izler oluşabilir. Bu izler için ek tedaviler gerekebilir.
    • Sinir hasarı: Yüz germe operasyonu sırasında motor ve duyu sinirleri hasar görebilir. Yüz germe operasyonu sonrasında yüz hareketlerinde zayıflık veya kayıp olabilir. Sinir hasarı, yüzdeki hareketlerde ve duyuda, geçici veya kalıcı kayba neden olabilir. Bu tip hasarlar zamanla iyileşebilir. Yüzün, boynun ve kulak bölgesinin duyu sinirlerinin hasarı geçici veya kalıcı uyuşukluğa neden olabilir. Ağrılı sinir çok nadirdir.
    • Saç kaybı: Yüz germe estetiği sırasında derinin yukarı çekildiği bölgelerde saç kaybı olabilir. Bunun olup olmayacağı önceden bilinemez.
    • 6 Uzun süreli etkiler: Yaşlılık, kilo alımı veya kaybı, güneşte kalma ve diğer bazı şartların sonucu olarak, yüzde bunları izleyen değişikler olabilir. Yüz germe ameliyatı yaşlanmayı durdurmaz, ya da yüzün ve boynun gerginliğini sürekli olarak sağlamaz. Yüz germe ameliyatının sonuçlarını koruyabilmek için gelecekte yeni ameliyatlar ve tedaviler gerekebilir.
    TEKRAR YÜZ GERME AMELİYATI OLMAM GEREKİR Mİ?

    Yüz germe ameliyatı olmak yaşlanmayı durdurmaz. Ameliyatla oluşan gerginlik sürekli kalıcı değildir. Yüz deriniz yaşlanmaya devam edecektir. 5 -10 yıl sonra belki bir daha yüz germe ameliyatı olmak isteyebilirsiniz. Ama diğer taraftan, yüz germe ameliyatının etkileri devam eder; yıllar sonra, yüz germe ameliyatı olmamış halinizden daha iyi görünmeye devam edersiniz.