Etiket: yüz sarkma

  • Bişektomi

    Bişektomi

    Bişektomi Nedir?

    Günümüzde erkekler ve kadınlar, fiziksel görünüm açısından ideallerine ulaşabilmek için genç ve sağlıklı bir görünüme sahip olmak adına birçok estetik operasyondan faydalanmaktadır. Bu estetik cerrahilerden biri de bişektomi operasyonudur.

    Yüzün daha iyi bir görünüm kazanmasını sağlayan bişektomi aynı zamanda yanak cerrahisi olarak da bilinmektedir.  Bişektomi operasyonu ile daha belirgin elmacık kemikleri ve daha ince bir yüz hattına sahip olunabilir.

    Kimler Bişektomi Yaptırabilir? 

    Bişektomi operasyonu normal kiloya ve yuvarlak bir yüze sahip 18 yaşından büyük erkekler ve kadınlara uygulanabilir. Bununla birlikte aşırı kilolu veya obezitesi olan kişilere ve 45 yaşın üzerindeki hastalara önerilmemektedir.

     

    Bichat adı verilen yağ torbalarında zamanla önemli ölçüde azalma meydana gelir, bu da operasyon geçirecek kişinin yüzünde erken yaşlanmaya neden olabilir. Yine de her hastada farklılık olabileceği için operasyonu yapacak hekimin hastayı detaylı olarak değerlendirmesi oldukça önemlidir.

     

    Bişektomi ameliyatı için uygun bir hasta olup olmadığınızı bilmek için hekim tarafından size sorular sorulabilir ve sonrasında da bir takım testler istenebilir.

     

    Bişektomi yüzün daha uzun ve daha ince görünmesini sağlarken yüzde meydana gelen yuvarlak görünümün ortadan kalkmasına da yardımcı olur. Bişektomi operasyonu geçiren hastalar ayakta tedavi gördükleri için yine aynı gün içerisinde taburcu olabilirler.

    Bişektomi Nasıl Yapılır? 

    Bişektomi ayakta tedavi edilen bir ameliyat türüdür diğer bir adıyla da yanak inceltme estetiği olarak da geçmektedir. Bişektomi ameliyatı lokal anestezi ile yapılır. Ameliyattan önce ağız temizliğinin yapılması oldukça önemlidir. Bişektomi ameliyatı öncesi yapılan temizlik meydana gelebilecek enfeksiyon problemlerinin azalmasına yardımcı olacaktır.

    Bişektomi, cerrahın yanakların içinde, yağ torbalarının yanında küçük bir kesi ile müdahale ederek yaptığı bir operasyon türüdür.  Hastaya lokal anestezi işlemi uygulandıktan sonra cerrah yanak içine küçük bir kesi atar ve forseps ile doğal bir görünüm vermek için bichat (yağ dokusu) torbalarını kaldırır.  Yağ torbaları çıkarıldıktan sonra, yaraya dikiş atılır. Bu işlem her iki yanağa da uygulandıktan sonra yani ameliyat sona erdiğinde, cerrah sıkıştırıcı bir bandajla işlemi tamamlar. Bişektomi ameliyatının tamamı 30 ila 45 dakika arasında sürer ve hasta aynı gün içerisinde taburcu edilir.

     

    Bişektomi Ameliyatı Öncesi

    Bişektomi ameliyatı sonrasında daha hızlı bir iyileşme süreci için hasta ameliyattan bir hafta önce alkol almayı bırakmalı ve sigara içmeyi sonlandırmalıdır. Ameliyat öncesinde hasta tarafından kullanılan aspirin veya kan sulandıran ilaçlar kullanılıyorsa bu tarz ilaçların alınması bırakılmalıdır.

    Eğer hasta sağlık sorunları nedeniyle düzenli olarak ilaç kullanıyorsa, ameliyat öncesinde doktoruna kullandığı tüm ilaçları bildirmelidir. Hamile kadınlar veya ciddi sağlık sorunları olan kişiler, bişektomi ameliyatına karar vermeden önce mutlaka bir doktora görünmelidir.

    Bişektomi Ameliyatı Sonrası

    Bişektomi ameliyatı sonrasında her hastanın iyileşme süreci farklılık gösterebilmektedir. Fakat genel olarak operasyondan sonraki 14 günlük süreçte hastalarda iyileşme gözlemlenir. Bişektomi ameliyatından sonraki ilk üç gün boyunca, yumuşak besinler ve soğuk içecekler tüketilmesi olası bir kanamanın da önüne geçecektir. Aynı zamanda hastaların güneşe maruz kalmaması da önerilmektedir.

     

    Bişektomi operasyonu sonrasında yağ torbaları çıkarıldıktan sonra, olası bir iltihaplanma halinde 3 ila 6 ay boyunca kaybolacaktır. Olası iltihaplanma genellikle yüzün alt çene bölümünde gerçekleşmektedir.

     

    Bişektomi ameliyatı ile yüzdeki elmacık kemiklerinin daha belirgin bir hale gelmekte ve yüze daha uzun bir görünüm verilmektedir

     

    Bişektomi Ameliyatı Sonuçları

    Bişektomi ameliyatı yatış gerektirmediği için operasyonun hemen sonrasında hasta günlük hayatına hızlıca adapte olabilir.

     

    Herhangi bir enfeksiyon oluşması durumunda ise enfeksiyonu önlemek için hekim tarafından verilen antibiyotik tedavileri ve ağız bakım ürünlerinin düzenli ve talimatlara uygun kullanılması gerekir.

    Bişektomi ameliyatı sonrasında en az 2 saat sonra basınçlı bandajla kalınması gerekir, bandaj aynı zamanda morarmayı da önleyecektir. Yüz bölgesinde belirli bir şişlik hissedilebilir, ancak bu durum normaldir.

     

    Bişektomi ameliyatından sonraki 3 gün boyunca her 4 saatte bir 15 dakika boyunca doğrudan yanağınıza soğuk pres uygulayarak şişmeyi azaltabilirsiniz. Bişektomi ameliyatı ağız içinde yapıldığı için 7 gün boyunca her 12 saatte bir tuzlu su ile gargara yapmak ve hekiminizin verdiği ilaçları kullanmak oldukça önemlidir.

    Ayrıca hastanın ilk 5 gün boyunca ağır ve fiziksel aktivitelerden uzak durması gerekir. Operasyondan 5 gün sonra günlük aktivitelerinize normal olarak devam edebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında bişektomi ameliyatı olduysanız mutlaka güneş kremi kullanılması tavsiye edilmektedir.

    Bişektomi operasyonu sonrası hastada yara izi oluşmaz. Operasyon yanak içinden yapıldığı için dışarıdan bakıldığında herhangi bir ameliyat izi ile karşılaşılmaz. Operasyon sonrasında şişliklerin inip hastanın yüzünün oturması belirli bir zaman alabilir. Bu durum kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir.

     

    Bişektomi operasyonu sonrasında kişiler yepyeni bir yüz görünümüne kavuşmayı bekleseler de, bişektomi ameliyatı yüz ovalinin giderilmesini kapsamaktadır.

  • Lazer Leke Tedavisi

    Lazer Leke Tedavisi

    Leke problemini doğru bir cilt bakım rutini ile önleyebilir, leke tedavisinde etkinliği kanıtlanmış sistemlerle daha pürüzsüz ve aydınlık bir cilde kavuşabilirsiniz.

    Günümüzde en çok şikâyet edilen cilt sorunlarından biri de lekelerdir. Nedeni ister güneş, ister yaşlılık, hamilelik, hormon tedavisi ya da doğum kontrol hapları olsun, cilt lekeleri oldukça yaygın ve rahatsız edici bir sorundur. Düşünülenin aksine leke problemi sadece beyaz tenlilerde görülmez. Koyu tenliler de risk altındadır. Ozon tabakasının giderek hasar görmesi hepimizin ultraviyole ışınlarına daha çok maruz kalması anlamına geliyor. Bu durum da güneş lekelerini en çok rastlanan estetik problemlerden haline getiriyor. Açıktan koyu kahverengiye kadar değişen tüm cilt tonlarında rastlanan ve ilerleyen yaşla birlikte daha sık karşılaşılan leke problemi, cildin güneşe en çok maruz kalan bölgelerinde meydana gelir. Leke tedavisinin en önemli adımı sorunun kaynağına inmektir. Cildin daha çok melanin cilde kahverengi rengini veren madde üretmesine, yani hiperpigmentasyon problemine neyin neden olduğunu bilmek, tedavinin başarısında son derece önemlidir.

    GÜNEŞ LEKESİ (MELAZMA) NEDİR?

    Tıp dilinde melazma olarak adlandırılan güneş lekeleri genelde 20’li yaşlardan başlayarak ortaya çıkar ve kadınlarda daha fazla görülüyor. Lekelenmeler sıklıkla iki taraflı, yani yüzün iki yanında ve simetrik bir şekilde oluşur. Güneşlenme -özellikle de güneş ışınlarının dik geldiği zamanlarda korunmasız güneşlenme- sonrasında alın, yanak, burun ve dudak üstlerinde beliren kahverengi lekelerin başlıca nedenlerinden biri kadınlık hormonu östrojendir. Özellikle hamilelik, hormon tedavisi ya da doğum kontrol haplarının sorunu tetiklemesinin ardında yükselen östrojen hormonu seviyesi yatar. Lekelerin rengi genelde yaz aylarında koyulaşıp, kış aylarında daha açık, silik bir görünüm alsa da, tüm yıl boyunca aynı koyulukta da kalabilir.

    Leke tedavisinin başarısını belirleyen faktörlerden biri de lekelerin derin mi yoksa yüzeysel mi olduklarıdır. Cildin üst katmanlarında oluşan, yani yüzeysel lekelerin tedavisi daha kolay, cildin alt katmanlarındaki lekelerin ise nispeten daha zordur. Genelde derin ve yüzeysel lekelenmeler bir arada bulunur. Bu arada esmer ve buğday tenlilerin, beyaz tenlilere kıyasla lekelenmeye eğiliminin daha fazla olduğunu belirtmekte fayda var.

    NEDEN OLUYOR?

    Aslında güneş lekesi oluşan yerde cildin her yerindekiyle aynı sayıda renk hücresi bulunuyor. Tek fark bu bölgelerde renk hücrelerinin daha çok çalışması ve renk üretimi daha fazla olduğu için koyu renkli lekelerin meydana gelmesi. Melazmanın stresle ilişkili olabileceği yolunda bazı bulgular var. Stres esnasında salgılanan hormonların renk hücrelerini tetiklediği düşünülüyor. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere leke oluşumunu tetikleyen başlıca faktörlerden biri hormonal etkenler. Hamilelik, doğum kontrol hapı kullanmak, hormon tedavisi görmek lekelenmeye zemin hazırlıyor.

    LEKE EN ÇOK NEREDE OLUŞUR?

    Cildin hassas olduğu, güneş ve kimyasal maddelerle en fazla temas eden bölgeler başta olmak üzere, yaşın ilerlemesi ile birlikte vücudun her bölgesinde görülebilir. Güneş ve kimyasallarla en fazla temas eden bölgeler olması nedeniyle eller, yüz, boyun ve dekolte leke probleminden en çok etkilenen yerlerdir.

    GÜNEŞ LEKESİNİ ÖNLEMEK İÇİN NE YAPMAK GEREKİR?

    Güneş lekesi şikâyeti olanların düzenli olarak yaz, kış güneş koruyucu kullanmaları gerekir. Koruyucunun en az 30 faktörlü olması ve gün içinde 4 saatte bir tazelemeyi ihmal etmemeleri de çok önemli. Ayrıca güneş kremi sürseler bile çok fazla direkt güneşe maruz kalmamaları, gölgede durmaya özen göstermeleri, şapka, gözlük kullanmaları gerekir. Güneş koruma faktörü olan fondöten veya pudra kullanabilirler. Böylece hem lekeler kamufle edilmiş hem de tedavi desteklenmiş olur.

    *Her mevsim koruma faktörlü güneş kremleri kullanılmalı.
    *Güneş ya da solaryumla bronzlaşmaya çalışırken ciltte kontrolsüz olarak yanıklar oluşmamasına dikkat edilmeli.
    *Güneşe çıkmadan önce ya da güneşlenirken ıslak mendiller, tüy sarartıcı krem, deodorant, parfüm ve bronzlaştırıcı ürün kullanmayın. Bu ürünler ciltte tedavisi güç lekelenmelere neden olurlar.
    *Özellikle yüz, koltuk altı, kasık bölgesi gibi cildin ince olduğu bölgelere uygulanan ağda, lazer epilasyon, cilt bakımı, peeling gibi işlemlerin sonrasında cildinizi güneşten korumaya dikkat edin.
    *Sivilce ve akne izlerine gelişi güzel uygulanan tedaviler lekelere davetiye çıkarır.
    *Hamilelik döneminde güneşten korunmak son derece önemlidir. Hormonal değişimlerin güneşle etkileşimi lekelerin oluşumu için mükemmel bir zemin hazırlar.
    * Cildin hassas bölgelerini yüz, dekolte ve eller- düzenli olarak nemlendirmek hem lekelenmeyi önler hem de o bölgelerin yaşlanma belirtilerine karşı daha dirençli olmasını sağlar.

    GÜNEŞ LEKELERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

    *Tedavi öncesi lekenin derinliğinin tespit edilmesi çok önemlidir. Lekenin oluşumu ne kadar yeniyse tedaviye o kadar iyi yanıt verir. Leke ne kadar eskiyse tedavi süresi de o ölçüde uzar.
    *Lekenin meydana geliş nedeni mutlaka araştırılmalı ve leke problemini tetikleyen faktör ortadan kaldırılmalıdır. Aksi halde ya tedaviden yanıt almak zorlaşır ya da tedaviyle birlikte leke hafiflese de bir süre sonra yeniden belirir.
    *Ciltte oluşan, yanık, kızarıklık, kaşıntı ya da pullanma gibi akut problemler varken leke tedavisi yapılmaz. Önce bu sorunlar tedavi edilmeli, cilt iyice yatışınca leke tedavisine başlanmalıdır.
    *Leke tedavisi süresince en az SPF 30 faktörlü güneş koruyucu kullanmaya özen gösterilmesi son derece önemlidir.
    * Leke tedavisinde lazer sistemleri, kimyasal peeling ve mezoterapi gibi farklı tedaviler tek başlarına veya bir arada kullanılabilir. Tedavi protokolü, leke kremleri ve ağızdan alınan antioksidan takviyelerle desteklenebilir.

    MEZOTERAPİ

    Mezoterapi, deri altına ince iğnelerle C vitamini, glutation, transexamic asit, somon ekstresi gibi leke açıcı ve antioksidan etkili maddelerden oluşan bir formülün enjekte edilmesidir. Uygulamanın lazer ya da kimyasal peeling gibi tedavilerle desteklenmesi ile daha başarılı sonuçlar alınabilir.

    KİMYASAL PEELİNG

    Kozmetik tedavilerde kullanılan çok farklı kimyasal peeling uygulamaları vardır. Cildin üst katmanını nazikçe soyan kimyasal peeling işlemi, pigment üreten hücrelerin pigment sentezini baskılar, kolajen sentezini artırarak hücre yenilenmesini tetikler. Seans aralığı kullanılan ürüne göre 7 ile 20 gün arasında; seans sayısı ise yine tedaviye ve cildin vereceği reaksiyona göre 2 ile 6 seans arasında değişir. Hasta, işlemden hemen sonra sosyal hayatına geri dönebilir. Düzenli uygulanan seanslar sadece lekelerin değil, ince çizgi ve kırışıklıkların, sivilce izlerinin görünümünün de hafiflemesini sağlar.

    LAZERLE LEKE TEDAVİLERİ

    Lazerle leke tedavisinde, ya renk pigmentlerine etki eden ya da cildi soyarak yenileyen lazerler kullanılıyor. Birinci grubun etki mekanizması cildin alt katmanlarındaki pigmentlere atış yaparak, bunlara zarar vermek üzere tasarlanmıştır. Çevre dokulara zarar vermedikleri için ciltte herhangi bir hasar yaratmaz, hastayı sosyal yaşamından kopartmadan etki ederler.

    ICON LAZER

    Icon lazer sisteminin leke tedavisinde ayrıcalıklı bir yere sahip olmasının ardında Skintel Melanin Reader denen bir teknoloji yatıyor. Icon lazere özel olan bu yenilik sayesinde hastanın melanin yoğunluğunu ölçmek mümkün oluyor. Böylece cilde uygulanması gereken enerji seviyesi, hangi noktalara ve derinliğe atış yapılması gerektiği tam olarak belirlenebiliyor. Bunun en önemli avantajı da leke tedavisinin yan etkilerinin tamamen ortadan kalkması. Yani Icon lazer, hem yeni lekelerin oluşmasına neden olmuyor hem de var olanları silmekte son derece etkili. Lekelerin durumuna göre 3-4 hafta aralıklarla uygulanacak 5-6 seans yeterli oluyor.

    CLEARLIFT

    Cilt altına foto akustik şoklar göndererek, uygulama yapılan bölgede kontrollü bir ısı hasarı yaratan ClearLift, önemli avantajlara sahip olan teknoloji. Öncelikle, dekolte gibi en hassas bölgelere bile uygulanabilecek kadar nazik ama bir o kadar da etkili bir sistem. İşlemin son derece konforlu olması da bir diğer önemli avantaj. Fazla melanin üreterek leke oluşumuna neden olan hücreleri yok ederek, lekelerle savaşan ClearLift tedavisinden sonuç almak için bir ay arayla uygulanan 5-6 seans öneriliyor.

    SCARLET

    Leke tedavisinde uygulanan sistemlerden biri de Scarlet’tir. Bu tedaviyi diğer lazer teknolojilerinden ayıran başlıca özellik, cilt altına verilen enerjinin mikro-iğnelerle iletilmesidir. Sistem radyo frekans dalgaları ile etki ederek cildin alt katmanlarına ısı enerjisi gönderir. Lekelerin derinliğine göre cilde yerleştirilen mikro-iğneler, tedaviden optimum etki almayı mümkün kılar. Genelde 3 hafta arayla uygulanan 3-4 seanslık bir tedavi protokolü uygulanır.

    BABY FACE BEAUTY

    Baby Face Beauty, ciltte ısı kanalları açan lazer teknolojisi ile etkinliği kanıtlanmış anti-aging maddeleri bir arada kullanan yenilikçi bir sistemdir. İşlem sırasında önce lazer kullanılarak ciltte mikro-kanallar yaratılır, ardından da cilt yüzeyine ciltteki probleme yönelik serum uygulanır. Böylece leke tedavisinde etkinliği kanıtlanış C vitamini, resveratrol gibi maddeler cildin alt katmanlarına kadar ulaşmış olur. Bu etkinin üstüne, lazerin tetiklediği cildin kendini onarma mekanizmaları da devreye girerek tedaviden optimum sonuçlar alınmasını sağlar. Lekelerin durumuna göre, 1-2 hafta arayla 3-5 seanslık bir tedavi uygulanır.

  • Lazerle Yüz Gençleştirme

    Lazerle Yüz Gençleştirme

    LAZERLE YÜZ GENÇLEŞTİRME

    Daha önceki yıllara baktığımızda da ve şuan ki yaşamakta bulunduğumuz çağ ile birlikte kişinin kendisini genç görme isteği konusunda değişen bir durum gözlenmemektedir. Bununla birlikte günümüzde olan yeni gelişmelerin çoğalmasıyla da kişilerin gençleşme istediği en çok bayanlar yönünde olduğu belirtilmiştir.

    CİLT NEDEN YAŞLANIR?

    Kişilerde en çok genetik faktörler, yoğun stres, uykuyu alamama, güneş çabalama şartları ve insanların yediği besinlerinin tenin yaşlanması sürecinde önemli rol oynayan faktörlerdir. Belirli bir süre zarfı geçtikten sonra hücre yapısındaki onarma işlemi yavaşlar. Tendeki kolajen onarımı alt seviyeye iner yani yavaşlar, ciltte bulunan destek tabakasını bir araya getiren bağ doku içindeki elastik liflerin yitirilmesi ile birlikte tende gevşeme meydana gelir, kırışıklıklar oluşur, ten üstünde güneş lekeleri var olmaya başlar ve cilt git gide incelir.

    CİLDİN YAŞLANMASI NASIL ÖNLENİR?

    Ne yazık ki insanların yaşlanmasının önüne geçilecek bir keşfe, buluşa günümüze kadar rastlanmadı. Cilt içinde bulunan bağ dokuyu kuvvetlendirmek yani kolajen yapımını arttırmak, ciltteki tabii onarıma girmesini tetiklemesiyle birlikte cilt yaşlanması yavaşlar.

    LAZERLE CİLT GENÇLEŞTİRME

    Cildin lazer ışınları ile taranması neticesi lazer ışınlarının ısıya dönüşmesi ile burada kolajen imalatını çoğaltmak asalına dayanan bir rehabilitasyon yöntemidir. Kolajen ile birlikte yeni bağ dokusu oluşumunu sağlar ve bu sayede cilt gergin ve canlı bir görünüm kazanır.

    LAZERLE YÜZ GENÇLEŞTİRME NASIL YAPILIYOR?

    Tedavide lazer olarak fraksiyonel ışınları kullanılır. Cildin yaşlanmasını önlemek amacıyla tercihleriniz arasında yüz maskelerini kullanmak ilk önceliğiniz olmalıdır. Tamamının organik karışımlardan yapıldığı yüz maskeleri düzenli bir şekilde kullanıldığı sürede cilt üzerinde olumlu sonuçlar yaratabiliyor. Fakat kimyasal içeren ürünleri kullanmamanızı tavsiye ediyoruz. İçinde kimyasalların bulunduğu ürünler cilt üzerinde var olan doğallığın yitirilmesine neden olur.

    Piyasada birçok cilt bakım ürünü bulunuyor. Genel olarak cilt bakım için kullanılacak ürünler içerisinde pek çok kimyasal madde bulunmaktadır. Kullanılan bu kimyasal ürünler cildinizi derinden zarar görmesine neden olabilir. Ciltte var olan mineraller birbiriyle dengeli bir uyum sağladığı taktirde sağlıklı bir görüntü elde edilebilir ancak ciltteki mineral durumu dengesizleştiği durumda kötü sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

    Ciltte bulunan zararlı mineralleri lazer tedavisi yöntemiyle arındırmak mümkün.

    Ülkemizde giderek daha yaygın bir şekilde kullanılan lazer tedavisi yöntemi ile daha kısa süreçlerde daha net sonuçlar alabilirsiniz.

    Lazer tedavisi belirli seanslar içerisinde uygulanabiliyor. Bu uygulama sonrasında cildinizdeki yeniliği fark edebilir ve daha genç bir görünüme kavuşabilirsiniz. Cildinizin erken yaşlanmasını önlemek istiyorsanız en doğru tercihlerden biri lazer tedavisidir. Oldukça etkili bir yöntem olan Lazer, fraksiyonel ışınları sayesinde cildinizde yeni bağ dokusunun oluşmasını sağlıyor. Lazerle yüz gençleştirme yöntemleri sizlere etkili bir koruma sağlar. Aynı zamanda daha parlak ve kusursuz bir cilde sahip olabilirsiniz. Cildinizde yer alan eski hücreleri temizlemek için en etkili çözüm olarak gösterilen Lazer tedavisi, günümüzde birçok insan tarafından kullanılıyor.

  • Nazolabial Dolgu

    Nazolabial Dolgu

    Burun kanatlarının yanından ağız köşelerine uzanan oluğa nazolabial çizgi veya oluk denir.

    Bu oluk bebeklerde bile vardır ve yaş ilerledikçe çok daha belirgin hale gelmektedir. Dolgu uygulamalarının en fazla yapıldığı yerdir.

    Bu çizgilerin belirginliği insanı mutsuz, yorgun, yaşlı gösterebilir. Dolgu ile buradaki oluk doldurulur ve mimik kaslarında bir problem olmadan sosyal hayatınıza devam edebilirsiniz.

    Burun ve dudak çevresi yüzün en hassas bölgeleridir bu nedenle mutlaka kremle veya iğne ile uyuşturma yapmak gerekir. Nazolabial çizgilerin derinliğine göre en az 1 veya 2 ml dolgu ihtiyacınız olacaktır. İşlem uyuşturma sonrası 15-20 dakika sürmez. Birkaç günlük hafif şişlik ve kızarıklık olur ama sonucu hemen görebilirsiniz. 10.günden sonra kontrolünüzde gerekiyorsa takviye edilebilir. Hyaluronik asit içerikli dolgular bu bölgede bir yılı biraz geçen bir kalıcılık sağlarlar. Tamamen erimeden yenilenmesi dolgunuzun ömrünü uzatacaktır. Dolgu uygulamalarının kırışıkların derinleşmesini ve oluşumunu önlemede etkili olduğunu da söylemeden geçmemek gerekir.

    Nazolabial bölge kırışıklığının veya oluğunun azaltılmasında giderilmesinde dolgular birinci sırada tercih edilen malzemelerdir. Alternatifi de pek yoktur. Özellikle yüz bölgesinde hacim sağlamak gerekiyor ise dolgular güvenli ve kolay uygulama sundukları için bugün dünya da sıklıkla kullanılmaktadır. Özellikle hyaluronik asit içerikli dolgular allerji ve olumsuz reaksiyonlara çok az neden oldukları için tercih edilmektedirler.

  • İple Yüz Germe

    İple Yüz Germe

    İPLE YÜZ ASMA İŞLEMİ NASIL BİR İŞLEMDİR ?

    İple yüz asma işlemi, bir çeşit gençleştirme işlemidir. İple yüz germe işlemine, v lift, iple yüz asma tedavisi de denilmektedir. Bu işlem ile kendi yüz hatlarınız bozulmadan bir kaç yaş geriye dönüp zamanı tersine çevirebilirsiniz.

    İPLE YÜZ ASMA TEDAVİSİ HANGİ DURUMLARDA UYGULANABİLİR ?

    İple yüz germe işlemleri,

    • Sarkma,
    • Kırışıklık,
    • Elastin kaybı,
    • Çene hattı ve yüz hatlarının sarkma nedeni ile netliğini kaybetmesi,
    • Derinin aşağı düşmesi gibi durumlarda uygulanır.

    Yapılan İple Yüz Asma tedavisi ile bu sorunlar çözümlenebilir, v lift etkisi elde edilebilir.

    İPLE YÜZ GERME İŞLEMİ NASIL YAPILIR ?

    İple yüz asma tedavisi, özel olarak üretilen ameliyat ipleri ile uygulanır. Öncelikle doktor tarafından bir muayene gereklidir. Bu muayenede işlem için uygunluğunuz saptanır. İşlemin sakıncalı olmadığı ve sarkma, kırışıklık, çizgi gibi problemleri olan hastalarda iple yüz asma tedavisi yapılır.

    Uygulama Aşaması: Uygulama yapılacak olan alana lokal anestezi kremi sürülerek etki etmesi beklenir. Etki eden anestezi ile işlem başlar.

    Doktor tarafından uygun görülen noktalara germe ve asma görevi görecek olan çeşitli özelliklerdeki ipler kanüller yardımı ile yerleştirilir. Bütün iplerin gerekli noktalara konumlandırılması tamamlandıktan sonra yavaş yavaş bütün ipler sırasıyla deri altına kanüller içinden itilir. Tüm ipler konumlandırılıp yerleştirildikten sonra cilt üzerinde yatıştırıcı kremler uygulanarak İple yüz asma tedavisi tamamlanır.

    İPLE YÜZ ASMA İŞLEMLERİ NE ZAMAN ETKİ GÖSTERİR ?

    İple yüz germe, v lift tedavisi, işlemin gerçekleştirildiği ipler deri altına yerleştirildiği andan itibaren etkisini göstermektedir. Tek seansta uygulanan İple yüz asma tedavisi sonunda daha genç bir görünüme kavuşabilirsiniz. Daha iyi sonuçlar ise seanstan sonra oluşabilecek olan kızarıklık, şişlik gibi yan etkilerin iyileşmesinden sonra görülebilir.

    İPLE YÜZ GERME İŞLEMİNDEN SONRA NELERE DİKKAT EDİLMELİ ?

    Bu konuda en doğru direktifler doktorunuz tarafından verilecektir. Fakat bazı dikkat edilmesi gereken unsurlar şunlardır,

    • Güneşten korunmak ve yüksek faktörlü güneş koruyucu kremler kullanmak.
    • İşlemden sonraki 1 hafta yüze masaj yapmamak, sıcak su ile duş almamak.
    İPLE YÜZ ASMA TEDAVİSİNDE KULLANILAN İPLER NASIL İPLERDİR ?

    İple yüz asma tedavisinde kullanılan ipler ameliyat ipi tipinde üretilen ve v lift tedavisi için tasarlanan iplerdir. Bu iplerin, deri altında farklı noktalarda germe görevi görecek olan çeşitleri vardır. Bu çeşitler,

    • Düz ipler
    • Kılçıklı ipler
    • Konili ipler
    • Tırnaklı iplerdir.
      İPLE YÜZ ASMA İŞLEMİNDE HANGİ İP TÜRÜ KULLANILMALIDIR ?

      Bu konuda kararı doktor vermektedir. Yapılan muayene sonucu ciltteki problemlerin derecesi, ne derece bir gerdirme yapılacağını belirler. Buna ek olarak her ip tipi farklı derece ve farklı bir yüz noktasında gerdirme görevi görmektedir. Örneğin, konili ipler orta yüz ve burun hattında asma işlemi için uygun olabilir gibi. Bu özelliklere göre bazen tüm ip tipleri gerekli olan bölgelere uygulanabilir, bazen de tek tip ip v lift işlemlerinde kullanılabilir.

      İPLE YÜZ ASMA İŞLEMİ NASIL BİR ETKİ YARATIR ?

      İple germe tedavisi, yüz bölgesinde uygulanır. Bu bölgede,

      • Germe
      • Kırışıklıkları açma
      • Yüz bölgesinde kırışık ve sarkmaları asma
      • V lift etkisi yaratıp çene hattını ve yüz hatlarını belirginleştirmek
      • Elmacık ve göz çevresinde net, sıkı bir görünüm elde etmek gibi bir etki yaratır.
      V LİFT İŞLEMİ KALICI BİR ÇÖZÜM MÜDÜR ?

      Hayır değildir. İple yüz germe işlemleri, ile yerleştirilen ameliyat ipleri, bir süre sonra deri altı hücreleri tarafından emilerek yok edilebilirler. Bu nedenle de ömür boyu kalıcılık sağlamazlar. Ne kadar süre ile v lift etkisinin süreceği ise her hastada farklıdır. Çünkü her insanın deri yapısı, kas yapısı, hormonal durumu ve yaşı farklıdır. Bu kriterler kalcılık süresini etkiler.

      İPLE YÜZ GERME TEDAVİSİ YAPILDIKTAN HEMEN SONRA GERİ DÖNÜŞÜ OLAN BİR İŞLEM MİDİR ?

      İple yüz asma tedavisi, yapıldıktan sonra hasta çeşitli sebepler ile yapılan tedaviden vazgeçerse, yerleştirilen ipler deri altından çıkartılabilir. Bunun için ikinci bir operasyon gereklidir. Bu operasyonda da lokal anestezi ve tek bir seans gereklidir.

  • Thermage CPT

    Thermage CPT

    Thermage’da standart bir gövdenin üzerine oturan yüz, vücut ve göz kapağı için ayrılmış başlıklara sahip sistemde herhangi bir girişim yok. Yüzeyden cildin üzerine özel bir jel sürülerek uygulanıyor. CPT Thermage sadece tek seans uygulanan bir sistemdir. Yapılan bölgeye göre değişmekle birlikte 45 dakika ile 60 dakika arasında sürüyor. Uygulamadan 30 ile 60 yaş aralığındaki herkes yararlanabilir.

    EN ÇOK KİMLER TARAFINDAN TERCİH EDİLİYOR?

    En çok hamilelik ve kilo kaybı sonrasında tercih ediliyor

    Ayrıca cerrahi müdahaleye zaman ayıramayacak olan çalışan hastalar.

    Kozmetik olarak kullanılan krem ve jellerden daha etkili olan bu sistem cerrahi olmayan bir sistem olmasıyla sarkıklarından ve selülitlerinden şikayet edenlerin başvuracağı bir tedavi oluyor.

    Özellikle 35-60 yaş aralığındaki hastalar.

    THERMAGE İŞLEMİNİ KİMLERE UYGULAMIYORSUNUZ?

    Kronik NSAI türü ağrı kesici veya kortikosteroid ilaç kullanıcılarına,

    Sürekli kilo-alıp veren kişilere

    Aşırı güneş hasarı almış kimselere

    Kalp pili veya orta kulakta işitme cihazları yerleştirilmiş hastalara bu işlem uygulanamaz.

    UYGULAMA ALANLARI:

    Tüm cilt bölgelerinde cilt kalitesinin artırılması, cildin sağlıklı ve gergin görünümünün sağlanması

    Yüz bölgesi kırışıklık ve sarkmaların düzeltilmesi

    Burun kenarı ve ağı köşesi sarkmalarının düzeltilmesi

    Boyun, dekolte bölgesi kırışıklık ve sarkmalarının düzeltilmesi

    Göğüs bölgesi sarkmalarının düzeltilmesi

    Kol altı bölgesi yağlanmaların azaltılması ve sarkmalarının düzeltilmesi

    İç bacak, iç diz bölgesi yağlanmaların azaltılması ve sarkmalarının düzeltilmesi

    Kol altı bölgesi yağlanmaların azaltılması ve sarkmalarının düzeltilmesi

    Kalça  bölgesi yağlanmaların azaltılması ve sarkmalarının düzeltilerek kalça kaldırma amaçlı olarak.,

    VÜCUDUN HANGİ BÖLGELERİNE UYGULANIR?

    Göz kapakları, yüz, dudaklar

    Düşük göz kapaklarının kaldırılması,

    Göz kenarlarında oluşan kaz ayakları görünümünün yumuşatılması.

    Yüz gerdirme operasyonu olmadan da genç görünmek Thermage ile artık mümkün.

    Karın, kol, el, bacak ve kalçada sıkılaştırmak ve toparlamak için uygulanabilir.

    Selülit görünümünün iyileştirilmesi için de kullanılır.

    Kırışıklık ve sarkmaların düzleştirilmesi için Thermage ideal bir çözümdür.

    THERMAGE YÜZ UYGULAMALARINDA NE TÜR SONUÇLAR BEKLEMELİ?

    Kolajen sıkılaşması ve bununla birlikte pek çok kişi:

    • Daha az sarkma ile daha pürüzsüz, daha sıkı bir cilde

    • Çene altında ve çene yanlarındaki dış hat boyunca yeniden oluşturulmuş belirgin hatlara

    • Alın, ağız ve göz çevresi ince çizgilerinde azalmaya ve yumuşatılmış kırışıklıklara

    • Çene altındaki sarkık cildin sıkılaşmasına tanıklık etmiştir.

    THERMAGE CPT VÜCUT UYGULAMASINDA NE TÜR SONUÇLAR BEKLEMELİ?

    Kolajen sıkılaşması bekleyebilirsiniz. Bunun yanında pek çok kişi

    • Karın, bacak, diz, kalça ve kollarda pürüzsüz bir cilde

    • Sıkılaştırılmış, sertleştirilmiş ve sarkmaları azaltılmış bir vücuda

    • Diz üstündeki kırışıklıkları yumuşatılmış

    • Genel olarak ciltteki kırışıklıkları azaltılmış

    • Görünümü geçici olarak iyileştirilmiş selülite tanıklık etmiştir.

    THERMAGE GÖZ ÇEVRESİ UYGULAMALARINDA NE TÜR SONUÇLAR BEKLEMELİ?

    Kolajen sıkılaşması ve bununla birlikte pek çok kişi:

    • Daha parlak görünen gözlere

    • Göz çevresinde daha düzgün ve sıkı bir cilde

    • Azalan gözaltı sarkmalarına

    • Yumuşatılmış kırışıklıklara

    • Göz kapaklarında daha düzgün bir cilde tanıklık etmiştir.

    KAÇ SEANS GEREKİR?

    Tek bir Termaj uygulaması genellikle yeterli olmaktadır. Seans sayısı ve hasta için gereken doğru tedavi yöntemi, hastanın ihtiyaçlarına ve istekleri doğrultusunda doktor tarafından belirlenmektedir.

    SONUÇLAR NE KADAR SÜRER?

    Tedavinin sonuçları uygulamadan sonra derhal baslar ve etkisi artarak altı ay kadar sürer. Sonuçlar cildin durumuna ve doğal yaslanma sürecine bağlı olarak yıllarca etkinliğini koruyabilir.

    THERMAGE UYGULAMASININ SONUÇLARI NE KADAR KALICI OLUYOR?

    Thermage uygulamasının kolajen yapısında hemen etkisini gösteren bir sıkılaşma sağlıyor ve zaman içinde de bu sıkılaşma artış gösteriyor. Yaşlanmış cilt yani gevşemiş kolajen yapısı da, uygulama yapılır yapılmaz kendini toparlıyor ve gerginleşiyor.  Hasta en erken bir yıl sonra olmak üzere isterse tekrar işlem isteyebilir. Ama eğer hasta yeterli sonuç aldıysa tekrar yaşlanana kadar bir daha yaptırmak zorunda değildir.

  • Bio Expander Uygulaması

    Bio Expander Uygulaması

    BIO-EXPANDER GENÇLİK AŞISI

    Yüz şeklinin dengeli volümetrik yapılandırılmasında bir yenilik olan Bio-Expander; cilt altına kolaylıkla yerleşerek zamanla deforme olan, çöken, kırışan dokuları destekliyor, hacim kazandırıyor. Sonuç olarak naturel bir görüntü elde edilebilir Üstelik cildiniz asla bir operasyon izi taşımıyor. Bio-Expander, protein ve nükleik asit içermiyor. Düz ve çapraz bağlara bir arada sahip bir ürün. Yanak boşlukları, alın kenarları, göz çevresi çukuru ve çene ovalinin yanı sıra dekolte, el üstleri ve alında da volümetrik etki açısından uygulanabiliyor. Konsantre içeriğinden dolayı da tüm konsantre ürünler gibi daha az miktarda kullanılarak aynı etkiyi yaratabiliyor.
    Cilt sorunlarını sadece yaşlılıkla gelen sorunlar olarak ele alamayız. Bu sorunlar akne, leke, yara izleri, kılcal damar sorunları, yaşlanmayla direkt bağlantılı olmayan, psikolojik, genetik, çevresel şartlardan oluşan sorunlardır. Bunları elbette uygun ürünler kullanarak, cildin temizliğini ihmal etmeyerek ya da izler için uygun lazer tedavileri yaparak tedavi edebilirsiniz.

    CİLT YAŞLANMASI ENGELLENEBİLİR Mİ?

    Yaşlılık dediğimiz süreçle bağlantılı olan kısım; cildi nemli, gergin, parlak tutan ve bağ dokularımızda mevcut hylüronik asitin 20-30’ lu yaşlarda azalmasıyla direkt ilgilidir. Nemli olmayan, direnci zayıflatan cilt matlaşır, kırışır ve sarkar. Yanaklar yer yer çöker, hatta dudaklar incelir. Lazer esaslı birçok tedavi yöntemi oluşmuş sorunların etkisini hafifletmek içindir. Henüz bu sorunlar oluşmadan yaşlanma sürecini geciktirmek içinse Bio-Expander’dan yararlanabilirsiniz. 25’li yaşlardan itibaren cilde nem, parlaklık kazandıran sarkmaları önleyen hücreler azalır. Bunları kırışıklık ve çökmeler görülmeden yerine koyarsak yaşlanma sürecini yavaşlatmış oluruz. Bio-Expander bu amaca hizmet eden yeniliklerden biridir.

    BIO-EXPANDER YENİ BİR BULUŞ MU?

    Bio-Expander %100 saf ve konsantre hyalüronik asittir. Bu buluşa kadar hyalüronik asit elbette kullanılıyordu. Cilt serumlarında, kırışıklık tedavilerinde, tıpta hücre yenileme (doku rejenerasyonu) alanında kullanıldığı gibi; ortopedi alanında diz, omuz, kıkırdak dokusu yenilemeye yardımcı enjeksiyonlar olarak da birçok alanda kullanılıyor. Bio-Expander farklı olarak volüm ve nemlendirme olanağı daha yüksek bir formülle ve yüzde 100 saf olarak üretildi. Bu sebepten çok daha az miktarı daha uzun süre anti-aging etkisi sağlayabilmektedir Volüm ve gençleştirme etkisini bir arada yapabilen mevcut içeriklerden biridir.

    ANTI-AGING’ TE YEP YENİ BİR KULLANMA ALANI

    Bio-Expander hem cildin görünen yüzeyini yenileme, nemlendirme ve ışıltı kazandırma hem de elastikiyet kaybı, doku erimesi, yüzdeki çökmeler gibi volüm ihtiyacı olan bölgelerde kullanılmaktadır.

  • Yüz Gençleştirme

    Yüz Gençleştirme

    Yüzünüzün yaşlanma ve sarkmasında sigara, alkol, aşırı ve gereksiz makyaj, sağlıksız beslenme, düzensiz bir yaşam, hastalıklar gibi vb. etkenler yüzünüzün yaşlanmasında rol oynar. Cilt rengi günler geçtikçe yavaş yavaş soluklaşır ve matlaşmaya gözle görülür bir şekilde başlar. Yüzün cildi homojen rengini geriye bırakır yerini pürüzlü, sert bir cilt ve lekeler alır.

    Yukarda saymış olduğumuz sebeplerden dolayı yüzünüzün her katmanında farklı değişiklikler yer almaktadır. Tüm bu yaşlanma belirtilerini tamamen çözebilecek olan bir tedavi yöntemi şuan ki teknolojimizde maalesef bulunmamaktadır. Ancak yüzü gençleştirmek amacı ile birçok cerrahi ve cerrahi olmayan uygulamaların birleşmesiyle istenilen olumlu sonuçlar elde edilmeye çalışılır. Hangi yüze nasıl bir işlemin yapılması gerektiğine hasta ve Plastik Cerrah beraber kararlar almalıdırlar. Hasta Plastik Cerrahın daha önceki ameliyatlarına, ondan beklentisini, deneyimini vs. açıkça sormalıdır. Cerrah ise hastaya bu işlemlerden sonra hastaya ne tür sıkıntılar, olası bir risk olup olmayacağı ve maliyet olarak ne kadar tutacağını işlem öncesinde bilgilendirmelidir.

    AMELİYATSIZ YÜZ GENÇLEŞTİRME

    Cerrahi bir yardım olmadan ameliyatsız yüz gençleştirmede uygulamaları da mevcuttur. Çoğunlukla ise yüze yağ enjeksiyonu ve kaş kaldırma işlemleri, yüzün genç görünümünü sağlanması için, yapılan işlemler arasında yer almaktadır. Hangi yüze, neyin ve nasıl bir yöntem ile uygulanması gerektiğini hasta ve Plastik Cerrah görüşmeler sonucunda ortak bir karar vermektedirler.

    YÜZ GENÇLEŞTİRME NASIL YAPILIR?

    Yüze yağ enjeksiyonu ve kaş kaldırma işlemleri ile yapılan yüz gençleştirme işlemleri genellikle yüz hatlarının belirli kısımlarına, noktalarına uygulanmaktadır. Ancak bu işlemler sonrası özen gösterilmeyen yüzler zamanla eski hallerine dönebilmektedir. Eski kırışıklıklarınızın ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu sebepten dolayı, yüzünüze bu uygulamaları yaptırdıktan sonra özellikle de kadınların gece yatmadan önce yüzlerindeki makyajı mutlaka temizlemeleri gerekir. Makyaj temizliği sonrasında, yüzlerindeki toksinleri iyice yok edip deri altındaki hücrelere işlememesini sağlamak için sadece temiz suyla 5-6 defa ovalayarak yıkamaları, yaptırmış oldukların işlemlerin ömrünü uzatmaktadır.

    ERKEN YAŞLANMANIN NEDENLERİ NELERDİR?
    1. Gün içerisinde makyajınızı temizlemezseniz,
    2. yüz temizliğinize dikkat etmezseniz,
    3. yüzünüzün zararlı toksinlerden arınmasını sağlamazsanız,
    4. zaman içerisinde deri altınızda bulunan yüzünüzdeki derinin genç kalmasını sağlıyor olan maddeler, vitaminler, hücrelerinizin oksitlenmesine bağlı olarak deri altı hücreleriniz, zararlı maddelerin bozulması ile ve deri yüzeyinizin deformasyonuna sebep olur.
    Bunun sonucunda ise yüzünüz daha çabuk kırışır ve daha çok yaşlanmasına sebep olur.

    DOLGU İLE YÜZ GENÇLEŞTİRME
    Yüz gençleştirme operasyonlarından cerrahi müdahaleye gerek kalmadan en iyi sonuç kremlerin etkisinden daha kalıcı ve çabuk olan, yüze yağ enjeksiyonu ile elde edilir. Göz altı ve göz çevresiyle beraber yanakların ve tüm yüzün belirli noktalarına uygulanan bu yöntem yüz gençleştirmede daha fazla etkilidir. Her ne kadar bilimsel çalışmalar bu konuda herkese kesin bir çözüm sunacak, kalıcı çözümler üretememiş olsa da kök hücre teknolojinin birçok alanda yenilikler yapacağı gibi yüz gençleştirme operasyonlarına ve işlemlerine de yüzde yüz başarılı olacak tedaviler getireceği ön görülmektedir. Günümüz yöntemlerini uygulamak istediğiniz takdirde kesinlikle bir uzmandan yardım almalı ve tavsiyesiyle işlem yaptırmalısınız.

  • Boyun Germe Ameliyatı

    Boyun Germe Ameliyatı

    Boyun germe, yüz ve boyun derisindeki sarkma ve kırışıklıkların düzeltilerek yüzün gençleştirilmesi ameliyatıdır. Boyun germe ameliyatlarında amaç boyunda sarkmış ve gevşemiş ciltteki dokuları orijinal yerlerine asmak ve sarkmış derilerin fazlasını atarak deriyi gerginleştirmektir. Dikişler 5-7.günlerde alınır ve sonra işe dönüş yapılabilir.

    Yaşlanma vücudun diğer yerlerinde olduğu gibi boyunda da derinin gevşeme ve çatlamasına yol açar. Derinin altında çok ince bir tabaka olan kas dokusu da aynı şekilde sarkma göstererek, boyunda enine ve boyuna katlantılar oluşabilir. Çeneyle boyun arasındaki açı daha belirgin ve dikken, yıllarla birlikte genişler. Çene altında yağ birikimi de olduysa açı daha da genişler ve gerdan dediğimiz görüntü oluşur. Gerdan illaki yaşlılıkta oluşacak diye bir şart yoktur. Bazı kişilerde gençlikte de yapısal olarak ortaya çıkabilir. Bazılarında da ileri yaşlara rağmen gerdan görülmez.

    Boyun yüzün temelini destekleyen bir yapı olduğu için yüz ile bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Boyunda sarkıklık veya kırışıklık varsa beraber müdahale edilmesi daha iyi ve çarpıcı sonuç verecektir. Gerdanı olan genç hastalarda sadece boyuna müdahale faydalı olabilir. Çeneyle boyun arasındaki açıyı dikleştirmek için yağ birikimi varsa liposuction yapılmalı, boyuna yapılan birkaç cm’lik kesiyle yağ dokusu çıkarılmalıdır. Kesiyle işlem yapıldığında kaslardaki gevşeme de kasları gerginleştirmek için müdahale ederek düzeltilebilir.

    Boyun germe işlemi lokal veya genel anestezi ile yapılabilir. Boyun ve yüz germe birlikte yapılırsa, ek kesiye gerek kalmaz. Kulağın önünden başlayan, hemen altından kulağın arkasına kıvrılan ve saçlı derinin içine uzatılan bir kesi ile ameliyata başlanır. Kas dokusu gerginleştirilir, fazla deri gerginleştirilmiş olan ciltten kesilir. Yeniden şekillendirilen boyunda gerekirse aynı yerden gerdana da müdahale edilir.

    Ameliyat olduğu gün eve gidebilirsiniz. Ameliyat sahasında geçici süreyle his kaybı olur. Ağrı pek hissedilmez. His kaybı birkaç hafta sonra yavaş yavaş düzelir. Ameliyattan sonra oluşan şişlik ve morarma birkaç gün sonra geçmeye başlar. Bu yakınmaları azaltmak için özel bandaj ve soğuk uygulamaları yapılmalıdır. İki gün sonra duş alınabilir. Şişlik ve morlukların tamamen geçmesi 3 haftayı bulur. Dikişler 5-7.günlerde alınır ve sonra işe dönüş yapılabilir.

    BOYUN GERME AMELİYAT SONRASI:

    Ameliyat sonrası, ödem ve morlukları 7-10 günde büyük ölçüde kaybolmaktadır. Dikişlerin alınmasından sonra hasta makyaj yapabilir ve günlük hayatına dönebilir. Hastaların ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası en az 3 hafta sigara içmemesi önemlidir. Ayrıca ameliyat sonrası birkaç hafta güneşten korunma ve güneşten koruyucu kremler önerilmektedir.

  • Yüz Germe

    Yüz Germe

    YÜZ GERME AMELİYATI NE ZAMAN GEREKİR?           

    Estetikte cerrahi dışı işlemler oldukça yaygınlaştı. Botoks, dolgu, radiofrekans ve lazer enerjisi ile çalışan cihazlar bir çok merkezde insanların hizmetinde. Bu yöntemlerin başarısıyla 50’li yaşlara dek idare etmek mümkün. Hatta bazı yüz tiplerinde belki daha da uzun süre bu işlemleri aralıklı dönemlerde yaparak daha genç görünebiliriz. Fakat 50 yaş sonrası çoğu kişinin yüzünde belirgin diğer işlemler ile çözülemeyecek sarkmalar oluşmaya başlar. Bu aşamada yüz germe yapılması elzem hale gelir. Özellikle çene çizgisinin ve boyun bölgesindeki derideki düzensizlikler, kulak önündeki deri kıvrımları oldukça rahatsız edicidir.

    YÜZ GERME AMELİYATINDA NE YAPIYORUZ?

    Yüz bir bütündür. Bu benim için bir slogan gibi. Hiçbir zaman tek bölgeyi değerlendirmem. Tüm yüz bir arada uyumlu olduğunda göze hoş görünür. Yüz germe ameliyatı sırasında yaptığımız işlemi basitçe tarif edersek; yüzümüzün kas, yağ ve sinir dokusunu oluşturan Smass denilen yapı asılarak yüzdeki sarkma düzeltilir ve bolluk oluşturan deri de uygun ölçüde alınır. Aynı anda alt ve üst göz kapağında oluşan yaşlılık belirtileri de düzeltilebilir. Bu bölgeden deri alımı ve yer değiştirmiş yağların uygun yere taşınması ve fazla olanların alınması yapılır. Ayrıca 60’lı yaşlardan sonra boyun bölgesinde sarkma oluşur. Yine yüz germe ameliyatı sırasında boyun kası da bir iç korse giymişcesine toplanabilir. Sarkan deri uygun ölçüde uzaklaştırılabilir. Kilosu fazla olan hastalarda boyundan yağ alınması da gerekebilir.

    YÜZ GERME AMELİYATI ÖNCESİ NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

    Yüz germe ameliyatı öncesi kanamayı arttırma ihtimali olan aspirin, E vitamini benzeri ilaçlar , bitki çayı kesilmelidir. Sigara özellikle yüz germede yara iyileşmesini oldukça geciktirir. Sigara kullanımı ameliyattan 3 hafta önce kesilmelidir.  Saçlar ameliyat sonrası 1 ay boyanamayacağı için 1 hafta önceden boyatılabilir. Saçların uzun tutulması ameliyat sonrası kullanılan pansumanları gizlemek açısından yarar sağlar.

    YÜZ GERME AMELİYATININ AYRINTILAR

    Kulak üzeri saçlı deriden başlayıp kulak önünden aşağı uzayarak kulak arkasından kulak arkası saçlı deriye dek devam cerrahi kesi ile yüz derisi kaldırılır. Yüzde sarkma oluşturan yüz kaslarını içeren yumuşak doku özel dikişler ile asılır. Derinin fazlalık yapan kısmı uzaklaştırılır.  Böylelikle şakak, yanak ve çene bölgesindeki deri bollukları ortadan kalkar. Ağız kenarındaki gülme çizgilerin derinliği azalır. Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Yüz germe esnasında göz kapağı estetiği ve boyun germe de yapılabilir.  Bu nedenle ameliyat süresi 4 ile 7 saat arasında değişebilir.

     

    YÜZ GERME AMELİYATI SONRASI BELİRGİN İZ KALIR MI?

    Genellikle kullanılan özel dikiş ve pansuman malzemeleri ile oluşacak izler en aza indirilir. İz en üst ve en alt kısmı saçlı deri arasında olduğundan görünmez. Kulak çevresindeki iz de kulak yüz birleşme hattında olduğunda pek belli olmaz. Eğer aşağıda anlatılan komplikasyonlar (Kanama, enfeksiyon, sıklıkla sigara kullananlarda görülen deri kayıpları) gelişirse yara iyileşmesi gecikeceğinden tedavi gerektiren izler kalabilir.

    YÜZ GERME AMELİYATI SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

    Ameliyattan 1 gün sonra kulak arkasından alandaki sıvıların toplanmasını önlemek üzere konulan dren alınır. Ameliyat sonrası buz uygulaması iyileşme sürecini hızlandırır. Ameliyatı 2. günü taburcu olunur. Taburcu olurken giymek üzere bir güneş gözlüğü getirilebilir. 1 haftada yüz ve göz kapaklarındaki dikişler alınır. 10. günde saç içindeki metal dikişler alınır. Ameliyattan 2 gün sonra banyo yapılabilir. Yüzde yaklaşık birkaç hafta içinde düzelen bir hissizlik olması normaldir. Makyaj yaparken, saçlarınızı tararken kibar hareketler kullanın. En azından iki hafta seks ve ağır ev işleri gibi ağır egzersizlerden kaçınmalı, birkaç ay için alkol, buhar banyosu ve sauna gibi aktivitelerden uzak durulmalıdır. Güneş koruyucu kremlerin 6 aya dek düzenli olarak kullanılması gerekir. Şişlik ve morluklar 3 haftada ortadan kalkar. Genellikle 2. haftada işe dönüş yapılabilir.

    YÜZ GERME AMELİYATI ETKİNLİĞİNİ ARTTIRMAK İÇİN BAŞKA NELER YAPILABİLİR?
    • Göz çevresi ve alına yapılacak Botox ile bakışlar canlandırılabilir.
    • Ameliyattan 3 hafta sonra başlayacak 4-6 seanslık kimyasal peeling ve yüz mezoterapisi ile yüz derisi canlandırılabilir.
    • Ağız çevresi ve dudaklara yapılan dolgu işlemi ile ağız çevresi çizgiler azaltılabilir.
    MİNİ YÜZ GERME NEDİR?

    Yapılan cerrahi kesi eğer sadece kulak önünde yapılırsa ve germe işlemi azaltılırsa buna mini yüz germe ameliyatı diyoruz. Bu ameliyatın avantajı yapılan izi azaltmak ve daha küçük bir ameliyat yaparak iyileşmeyi hızlandırmaktır. Bu girişim 40 ile 50 yaş arası çene bölgesinde deri bolluğu fazla olamayan hastalarda tercih edilir. Ama artık endoskopik orta yüz cerrahi ameliyatları ile bu işleme olan gereksinim de azalmıştır.

    YÜZ GERME AMELİYATININ RİSKLERİ NELERDİR?
    • Kanama: Ameliyatı bölgeye enekte ettiğimiz özel ilaçlar ile kanamasız ortamda yaptığımızdan genellikle ameliyat sonrası kanama riskimiz de az oluyor. Ayrıca bu bölgeye yerleştirdiğimiz ince dren de bu riski azaltıyor. Ancak hipertensiyonu olan hastalarda az da olsa bu risk söz konusudur. Deri altı biriken kan kolaylıkla uzaklaştırılabilir.  Deri altına kanama, iyileşmeyi geciktirebilir ve kötü iz kalmasına neden olabilir. Bu nedenle tansiyonunun  kontrollü olması ve kanamayı arttıran aspirin benzeri ilaçların 1 hafta önceden bırakılması çok önemlidir.
    • Enfeksiyon: Yüz çok iyi kanlanan bir bölgedir. Bu nedenle enfeksiyon riski çok azdır. Ameliyat önce ve sonrasında uyguladığımız koruyucu antibiyoterapi ile bu risk daha da aza indirilmiş olur. Nadiren de olsa, enfeksiyon gelişecek olursa, ek antibiyotik tedavisi ve pansuman gerekebilir.
    • Kötü iz kalması: Genetik özellikler, enfeksiyon ya da sigara kullananlarda rastladığımız deri kayıpları nedeniyle izler oluşabilir. Bu izler için ek tedaviler gerekebilir.
    • Sinir hasarı: Yüz germe operasyonu sırasında motor ve duyu sinirleri hasar görebilir. Yüz germe operasyonu sonrasında yüz hareketlerinde zayıflık veya kayıp olabilir. Sinir hasarı, yüzdeki hareketlerde ve duyuda, geçici veya kalıcı kayba neden olabilir. Bu tip hasarlar zamanla iyileşebilir. Yüzün, boynun ve kulak bölgesinin duyu sinirlerinin hasarı geçici veya kalıcı uyuşukluğa neden olabilir. Ağrılı sinir çok nadirdir.
    • Saç kaybı: Yüz germe estetiği sırasında derinin yukarı çekildiği bölgelerde saç kaybı olabilir. Bunun olup olmayacağı önceden bilinemez.
    • 6 Uzun süreli etkiler: Yaşlılık, kilo alımı veya kaybı, güneşte kalma ve diğer bazı şartların sonucu olarak, yüzde bunları izleyen değişikler olabilir. Yüz germe ameliyatı yaşlanmayı durdurmaz, ya da yüzün ve boynun gerginliğini sürekli olarak sağlamaz. Yüz germe ameliyatının sonuçlarını koruyabilmek için gelecekte yeni ameliyatlar ve tedaviler gerekebilir.
    TEKRAR YÜZ GERME AMELİYATI OLMAM GEREKİR Mİ?

    Yüz germe ameliyatı olmak yaşlanmayı durdurmaz. Ameliyatla oluşan gerginlik sürekli kalıcı değildir. Yüz deriniz yaşlanmaya devam edecektir. 5 -10 yıl sonra belki bir daha yüz germe ameliyatı olmak isteyebilirsiniz. Ama diğer taraftan, yüz germe ameliyatının etkileri devam eder; yıllar sonra, yüz germe ameliyatı olmamış halinizden daha iyi görünmeye devam edersiniz.